17 Ocak 2018 Çarşamba Saat:
13:08
01-06-2017
  

Ramazan Ayı Altıncı Gün Duası

"Allah'ım! Sana karşı işlediğim günahtan ötürü bu günde beni yalnız bırakma...

Facebook da Paylaş

 

Ehlader Araştırma Bölümü

Hüccet'ül İslam Dr. Muhammed Emin Gülistani

 

اللَّهُمَّ لاَ تَخْذُلْنِي فِيهِ لِتَعَرُّضِ مَعْصِيَتِكَ وَ لاَ تَضْرِبْنِي بِسِيَاطِ نَقِمَتِكَ‏ وَ زَحْزِحْنِي فِيهِ مِنْ مُوجِبَاتِ سَخَطِكَ بِمَنِّكَ وَ أَيَادِيكَ يَا مُنْتَهَى رَغْبَةِ الرَّاغِبِين‏

 

"Allah'ım! Sana karşı işlediğim günahtan ötürü bu günde beni yalnız bırakma; azap kırbacınla beni cezalandırma; bu günde gazabına vesile olacak şeylerden beni uzaklaştır; sonsuz lütfün ve nimetlerin hakkına, ey şevkli insanların en büyük arzusu!"

 

Bugünkü duanın ana teması, günah işlememek için Yüce Yaratıcıdan özel bir koruma talep etmektir. Zira O'nun koruması altına girenler günahtan uzak durma şerefine nail olur. İzzetini asla kaybetmez.

 

Günah işleyenler Allah'ın gazabına müptela olacağından dünya ve ahrette zillet elbisesi giyecektir. Zelil insanlar hem Allah hem de Resulünün (s.a.a) düşmanıdır. Dünyada aşağılanmaya, hor görülmeye ahrette ise yüzüne açılacak cehennem kapılarından ateşe yürümeye mahkûmdur.

 

Bel’am Bahura

 

Bel'am, İsrailoğulları'nın önde gelen seçkin âlimlerindendi. İsm-i Azam'ı bilen, duaları Allah katında kabul gören Bel'am, yüce bir makama sahipti. Fakat zamanla Firavun'un hilelerine kanan Bel'am, Hz Musa (a.s) ile aleni bir savaşa başladı. Allah Teâlâ, bu isyanından dolayı Bel’am’a vermiş olduğu tüm makam ve özellikleri geri aldı.

 

Bu konuda Kura-ı Kerim şöyle buyuruyor:

 

"Oku onlara kendisine delillerimizi ihsan ettiğimiz halde bile bile onları inkâr edip, onların hükmünden sıyrılıp Şeytan'a uyan ve helâk olana ait kıssayı.

 

Dileseydik onu, delillerimizle yüceltirdik, fakat o, yeryüzüne sarıldı ve kendi isteğine uydu. O tıpkı köpeğe benzer; üstüne varıp kovsan da dilini çıkarıp solur, kendi haline bıraksan da dilini çıkarıp solur. İşte bu hal, delillerimizi yalanlayan topluluğun haline benzer; sen geçmişlerin hallerini anlat onlara da belki iyice bir düşünürler." [1]

 

Yukarıdaki ayet, bir yandan âlim olan birisine verilebilecek manevi makamların yüceliğinden söz ederken diğer taraftan şeytanın âlim veya avam ayırt etmeksizin herkese düşman olduğunu ve şeytana kul olanların sahip oldukları makamdan beklemedikleri bir anda alaşağı edilebileceğini beyan ediyor.  

 

Firavun'un dostluğunu kabul edip Hz. Musa'ya düşman olan Bel’am, savaşın kaybeden tarafı oldu. Allah Teâlâ ayetin devamında bu kişiyi ağzından salyalar akan bir köpeğe benzeterek şöyle devam ediyor: 

 

"O tıpkı köpeğe benzer; üstüne varıp kovsan da dilini çıkarıp solur, kendi haline bıraksan da dilini çıkarıp solur. İşte bu hal, delillerimizi yalanlayan topluluğun haline benzer; sen geçmişlerin hallerini anlat onlara da belki iyice bir düşünürler."

 

Evet, hak çizgiden uzaklaşmak, insanın içinde saklı tüm hayvani sıfatlarının ortaya çıkmasına sebep olur. Benliği sadece hayvani sıfatlar olan insan ise, ancak zarar ve hüsran içerisindedir.

 

Tarih, bir yandan Bel'am gibi ömrü kullukla başlayıp isyanla sonuçlanan insanları örnek verirken diğer taraftan bir ömür yanlış ve hata yapan insanların son nefeslerinde ilahi bağışlanma ve rahmete layık olduklarına şahitlik etmektedir.

 

Tur Dağı'na Rabbi ile münacat etmeye giden Hz. Musa (a.s) yol kenarında yaklaşık 600 yaşında olan çok yaşlı birine rastlar. Adam o kadar çok bitkindi ki yol kenarına yığılıp kalmıştı, ayağa kalkacak takati yoktu.

 

Hz. Musa (a.s) yaşlı adamın yanından geçerken adam şöyle seslendi: "Ey Musa! Söylediklerine göre senin bir rabbin varmış ve sen onunla konuşuyormuşsun. Ey Musa! Rabbine söyle ben onu ilah olarak kabul etmiyorum ve onun rızkını da yemiyorum."

 

Adamın yanında geçip giden Hz. Musa, münacata başlar. Münacattan sonra tam geriye dönmek için ayaklanan Hz. Musa, Allah katından şöyle bir hitap duyar: "Neden kulumun emanetini (sözlerini) bana ulaştırmadın?" Hz. Musa, "Rabbim! Ben onun sözlerini Senin yüce makamına iletmekten utanırım" diye cevap verir.

 

Bu söz karşılığında Allah Hz. Musa'ya (a.s) şöyle hitap etti: "O beni ilahlığa kabul etmese de ben onu kulluğuma kabul ediyorum. O benim rızkımı yemek istemede ben ona rızık veriyorum."

 

Tur Dağı'ndan inen Hz. Musa yolda aynı adamla karşılaşır. Yaşlı adam, "Ey Musa! Benim mesajımı Rabbine ilettin mi? Rabbin ne dedi?" diye sorar Hz. Musa, "Rabbim, senin sözlerine 'o, beni ilah olarak kabul etmese de ben onu kul olarak kabul ediyorum. Eğer benim rızkımı yemese de ben ona rızkımı veriyorum' diye cevap verdi" dedi.

 

Bu sözleri duyan adam oracıkta Allah'a iman ettikten kısa bir süre sonra dünyadan ayrıldı. Namaz kılmadı, oruç tutmadı. Belki hiçbir iyi iş dahi yapmadı ama akıbet olarak sonu hayırlı kimselerden oldu.

 

Yaşlı adam son nefesinde Allah'ın rahmet ve mağfiretine layık olurken, İsmi Azam makamına sahip Bel’am ise Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.

 

Rabbim bugünkü duamızda sana yakarıyoruz, günah işlememizden dolayı bizleri rezil etme ve bizlere zillet elbisesi giymeyi nasip etme.

 


[1] Araf 175-176

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler