18 Kasım 2017 Cumartesi Saat:
16:06
10-06-2017
  

Ramazan Ayı Onbeşinci Gün Duası

“Allah’ım! Bu günde bana huşu ehlinin itaatini nasip eyle”

Facebook da Paylaş

 

Ehlader Araştırma Bölümü
 
Hüccet'ül İslam Dr. Muhammed Emin Gülistani


 اللهمّ ارْزُقْني فيهِ طاعَةَ الخاشِعين واشْرَحْ فيهِ صَدْري بإنابَةِ المُخْبتينَ بأمانِكَ يا أمانَ الخائِفين
 


Allah’ım! Bu günde bana huşu ehlinin itaatini nasip eyle; mütevazı insanlar gibi dönüş yapıp tövbe etmemle göğsümü genişlet; emanınla, ey korkanların emanı ve güveni!

“Allah’ım! Bu günde bana huşu ehlinin itaatini nasip eyle”

Hz. Peygamber’den (s.a.a) huşunun ne olduğunu sordular, Hz. Peygamber (s.a.a) efendimiz şöyle buyurdu: Huşu; Namazda kulun Alçak gönüllü ve tevazulu olmasıdır. Kul ibadet esnasında tüm varlığıyla; aklıyla, kalbiyle ve tüm bedeniyle kendisini yüce yaratıcıya sunmalı sadece ona teveccüh etmeldir.
İbadette kalben Allah’ın huzuruna çıkmak İnsanın ruh boyutunun yüceliğini göstermektedir, ibadetin kemali ise huşunun ne derecede olduğuna bağlıdır. Kalben yapılmayan hiçbir ibadet Allah katında kabul görülmediği gibi İlahi rahmet ve lütfa da ulaşamaz.

Allah Kuran’ı kerimde şöyle buyuruyor: “(Hakka uyma noktasında) Sabır ve namazdan yardım alın ve şüphesiz bu, huşu duyanlardan başkasına ağır gelir.” Bakara/45

Huşu makamına ulaşmayanlara gerçek namaz ağır gelir. Böyle şahıslar cehennemin korkusundan ve cennete olan meyillerinden dolayı namaz kılarlar. Bütün herkes namazda huşulu olabilirler huşu ehli olmak için biraz pratik yapmak ve birazda iradeli olmak yeterlidir.

“Mütevazı insanlar gibi dönüş yapıp tövbe etmemle göğsümü genişlet”

Göğüs genişliğini kısa ve öz olarak şöyle diye biliriz, kalbin denizler kadar geniş olması ve bütün sıkıntıları problemleri bu denizde sindirmektir. Zira deniz kendisine karışan kirli suları kendi bünyesine alarak temizler, suyunun hacmi çok olduğundan kendisine karışan kirli su vb. şeyler onda etki etmez. İnsanda kendi nefsine galip gelip onun kötü isteklerinin karşısında durur ise ve sıkıntılarını kendinde çözer ve onlara sabırlı olur ise onunda gönlü aynı deniz gibidir.

Gönül genişliği nasıl olur?

Duada şu soruyla karşılaşa biliriz; İnsan gönül genişliğine nasıl ulaşa bilir? Ahlaki konularda özelliklede nefis tezkiyesinde (nefsi çirkinliklerden temizlemede) genel bir kanun vardır. Oda insanın kötü ve iyi sıfatlarıdır. Kötü ve iyi sıfatlar İnsanın kötü ve iyi ameller yapmasına sebep olur. Bu sıfatlardan hangisini daha çok geliştirir ise o tarafa daha çok meyilli olur ve onu daha çok yapar.

Ahlaki faziletler İnsanda akünün arabadaki konumu gibidir. Akü arabayı çalıştırıp onun diğer parçalarına elektirik vermesine sebep olur ve araba çalıştığı andan itibaren aküde kendini doldurmaya başlar. İnsanın imanı ve amelide aynı şekildedir. Her ne kadar iyi amelde bulunur ise imanı da o kadar çoğalır.


Bu genel kanun İnsanların gönül genişliğinde etki yapar. Sıkıntılarla mücadele eden ve günahların karşısında dimdik duran bir şahısta gönül genişliğini görmek mümkündür. Zira günah ortamında kendi nefsine hâkim olarak o günahtan yüz çevirmesi onun kalbinin geniş ve imanını güçlü olduğuna delildir. Ama tam tersi eğer bir insan sıkıntı anında isyan eder ise ya da günah ortamında rahatça ona yönelir ise demek ki bu insanda gönül genişliği yoktur. Nefsini istediği gibi hareket etmektedir kendinde az bir iman olsa dahi, pervasızca yapılan hareketlerin karşısında oda elinden gidecekti.

Eğer insan yüce değerlere sahip olmak ister ise iyi amellerle kendi ahlakını süslemelidir bu güzel ahlak ve amellerde onun kalbinin genişliğine sebep olur. Günahın karşısında sabırlı olmak, güzel ameller yapmada azimli olmak, sıkıntılara sabretmek gönül genişliğine sebep olur.

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler