18 Kasım 2017 Cumartesi Saat:
16:06
06-06-2017
  

Ramazan Ayı Onbirinci Gün Duası

Allah'ım! Bu günde iyilik ve ihsanı bana sevdir

Facebook da Paylaş


"Allahumme habbib ileyye fîhil ihsan, ve kerrih ileyye fîhil-fusûge vel isyan, ve harrim aleyye fîh'is sehate ve'n nîran, bi avnike ya ğiyasel musteğisîn."


Anlamı


Allah'ım! Bu günde iyilik ve ihsanı bana sevdir; fesat ve günahtan beni nefret ettir; gazabını ve cehennem ateşini bana haram kıl; yardımınla ey imdat isteyenlerin imdadı!


Nükteler


Duanın birinci kısmında rabbimizden iyilik yapabilmek için başarı ve yardım istiyoruz. Çünkü her şeyden önce iyilik yapmak yine Allah Teâlâ’nın kendi emridir. Herkesin yöneldiği bir yer var, oraya döner. Siz de hep hayırlara yönelin, hayır yolunda yarışın. Nerede olursanız olun, Allah sizi toplar, birleştirir. Şüphe yok ki Allah'ın her şeye gücü yeter. (Bakara 148)


Ayette sadece hayır ve iyilik yapmanın yanı sıra aynı zamanda iyilikte yarış yapmamız tavsiye edilmiştir. bu noktada iyilik yapmanın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. İşte bu iyiliklerin oluşması için yüce rabbimizden niyaz ediyoruz yardım diliyoruz ki bizler iyilik yapabilelim. Bu konuda hatta insanın en büyük düşmanı hem kendi nefsidir ve hem de şeytan’dır. İnsanın nefsi insanı rahatlığa, tembelliğe, uyuşukluğa davet eder durur. Şeytan ise vesvese vererekten yapılacak olan güzel şeylere engel olur. İşte tam bu noktada insanın yardıma ihtiyacı vardır. Bu yardım ilahi olursa hiç kuşkusuz iyilik ve hayır işler yapılacaktır. Diğer bir yönden bu konuda Hz Ali’nin (a.s) güzel bir beyanı bulunmaktadır: Şeytan ve arkadaşları kötülük yapmaktan bıkmıyor ve yorulmuyor ise siz Müslümanlar neden iyilik yapmaktan yoruluyorsunuz?


Duanın diğer bir nüktesi, günahı bana nefret ettir, cümlesidir. Bir günahın iki yüzü vardır. Birinci yüzü mecazi olup aslında kişiye göre güzel ve tatlı görünen kısmıdır. İkinci yüzü ise gerçek olup hakikatte çirkin olan şeydir. İnsan çünkü marifetten uzak olduğu için basiret eksikliğinden bu çirkinliği görememektedir. Sadece hissettiği şeyler ile yaşamaktadır. Hâlbuki insan için gözle görülmeyen ve elle tutulmayan birçok şeyler vardır ki onlar ile hayatını devam ettirmektedir. Örneğin sevgi, nefret, aşk, melek, rab vs.. bunların hiç biri madde gözüyle görülebilecek şeyler değildirler. Fakat varlıkları ve hayatımızdaki konumları asla inkâr edilemez bir realitedir. Buna göre günah ve benzeri şeyler insan için güzel ve çekici gözükse de hakikati çirkin ve kötü şeylerdir.


İnsan eğer bu çirkin ve kötü şeylere karşı kendini donatmaz ise mutlaka hataya düşecek ve günaha bulaşması kaçınılmaz olacaktır. Günaha bulaşan ve o günahı alışkanlık haline getiren kimseler için Allah açıkça cezalandıracağını buyuruyor: Cinlerden ve insanlardan, sizden önce gelip geçen ümmetler arasında siz de girin ateşe diyecek. Her ümmet, ateşe girdikçe kendi dindaşına lânet edecek, sonunda birbiri ardınca hepsi de orada toplanacak. Son girenler, evvelce girenler için Rabbimiz diyecekler, işte bunlar bizi doğru yoldan çıkardı, bir kat daha fazla azap et onlara. Her zümre için diyecek, kat-kat fazla azap var ama siz bilmezsiniz. (Araf 38)


Duanın diğer kısmında ise cehennem ateşini bizlere haram kılmasını talep ediyoruz. Fakat unutmamamız gereken nokta öteki dünyanın ateşinin odunu bu dünyadan götürülmektedir. İnsan her ne kadar günahkâr olur ise olsun asla Allah’ın rahmetinden ümidini kesmesin. Zira en büyük günah ümitsizliktir. Ey imdat isteyenlerin imdadı! Hem bu dünyada ve hem ahrette bizlerin imdadına sen kendi fazilet ve kereminle ihsanda bulun yüce rabbim.



İlahiyatçı Oğuz Uçum

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler