18 Kasım 2017 Cumartesi Saat:
16:09
08-06-2017
  

Ramazan Ayı Onüçüncü Gün Duası

Allah'ım! Bu günde beni (maddi ve manevi bütün) kir ve pisliklerden temizle.

Facebook da Paylaş

 

Ehlader Araştırma Bölümü
 
Hüccet'ül İslam Dr. Muhammed Emin Gülistani




«اللَّهُمَّ طَهِّرْنِی فِیهِ مِنَ الدَّنَسِ وَ الْأَقْذَارِ وَ صَبِّرْنِی فِیهِ عَلَی کائِنَاتِ الْأَقْدَارِ وَ وَفِّقْنِی فِیهِ لِلتُّقَی وَ صُحْبَةِ الْأَبْرَارِ بِعَوْنِک یا قُرَّةَ عَینِ الْمَسَاکین


Allah'ım! Bu günde beni (maddi ve manevi bütün) kir ve pisliklerden temizle; bu günde olması taktir edilen olaylara karşı beni sabırlı kıl. Bu günde takvalı olmaya ve iyi insanlarla arkadaşlık yapmaya beni muvaffak eyle; yardımınla, ey zavallı ve miskin insanların göz nuru!


Allah Teâlâ acaba bizlere nasıl bir ilham vermeli ki bizler bu sayede kötülüklerden uzak kalabilelim, kendimizi koruyabilelim? Ve nasıl Allah'ın takdir ettiği şeylere razı olalım? İnsanın mukadderata sabır göstermesi için Allah'ın yardımına ihitiyacı vardır.

Şimdi şu anda dahi ne hayırdan, ne kötülükten ve ne de biraz sonra olacak olan hayır ve kötülükten hiçbir şekilde haberimiz yoktur. Peki biraz sonra bile başımıza gelebilecek herhangi bir durumdan bile haberi olmayan biz insanlar neden kendimizi kandırıyoruz. Tüm işlerin Allah'ın elinde olduğunu ve onun takdir ettiği şeyden başka bir şeyin olmayacağını biliyoruz. Peki, neden kendimize gelmiyoruz?

Bir imtihan veya musibetle karşılaştığımızda çok çabuk bir şekilde irademiz zayıflıyor, sinirleniyoruz ve sabrımız tükeniyor. Bu nedenle karşılaştığımız tüm olaylarda Allah'tan yardım istemeli özellikle musibet ve ağır imtihanlarımızda onun rahmet ve sabır sıfatlarından yararlanmalıyız. Kuran-ı Kerim sabırlı insanları övgüyle bahsediyor.

"...Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. O sabredenleri ki onlar, bir musibete uğradılar mı biz Allah'ınız, gene de gerisin geriye ona döneceğiz derler." (Bakara 155-156)

Bizler hiçbir zaman başımıza nelerin geleceği hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadığımızı biliyoruz. Bundan dolayı yüce yaratıcıdan bugün başımıza gelebilecek tüm hayır ve şer işlerin kendi elinde olduğu ve bu konuda ondan yardım istediğimizi dillendiriyoruz.

Bazı şeyler vardır ki sadece Allah Teâlâ bilebilir ve onun dışında hiçbir varlık o bilgiye ulaşamaz. O bilgilerden biri ruh tur. Ruhun ne olduğu ve nasıl olduğu daha doğrusu niteliği ve niceliğini sadece Allah Teâlâ biliyor.

"Sana ruhu soruyorlar. De ki: 'Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir." (İsra 85)

"Allah'tan başka hiçbir varlığın bilmediği ikinci şey, yarın ne olacağı ve bizim başımıza nelerin geleceğidir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez ve hiçbir kimse, nerede öleceğini bilmez; şüphe yok ki Allah, her şeyi bilir, her şeyden haberdardır." (Lokman 34)


Bazen sabahtan akşama kadar bir konu üzerinde düşünür planlar yaparız. Fakat sabah olduğunda bir bakarsınız ki sizinin düşüncelerinizin ve planlarınızın tam aksine olaylar gelişmiş ve sizin için daha hayırlısı olmuştur. Bu konuda Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor:

"Ben Allah'ı işlerimi bozmasıyla tanıdım. Zira gitmek için plan yapıyorum ve çaba harcıyorum. Fakat görüyorum ki amacıma ulaşamamışım. O zaman şunu anlıyorum, beni engelleyebilen ve benim yönümü değiştiren şey Allah'tır."

Hiç kimse nerede ve nasıl öleceğini bilmez.. Denizde mi ölecek veya bir kurt mu parçalayacak yoksa ateşe mi düşecek? Sonumuz hayırlı mı olacak? İmanlı bir şekilde mi bu dünyadan ayrılacağız? Hiçbir şey bilmemekteyiz.

Hiç kimse bir annenin karnındaki bebeğin kötü veya iyi kimselerden olacağını bilmemektedir.

Hiç kimse Hz. Mehdi'nin (a.s) zuhur zamanını bilmiyor. Her ne  kadar bazı haberler ve rivayetler zuhurun nasıl ve nerede gerçekleşeceğine dair bilgiler verilmişse de fakat zaman açısından hangi gün hangi yıl kesinlikle belli değildir.

Duanın diğer bölümünde; bugünde takvalı ve çekinen kişilerden olmayı niyaz ediyoruz. Asıl teveccüh edilmesi gereken konulardan biri insanın takvalı olmasıdır. Kuran-ı Kerim'de hidayetin sadece takva ehline ait olduğu açıkça beyan edilmiştir. Yüce Allah'tan bu ayın hürmetine bugünde bizlere ve tüm Müslümanlara takvalı olmayı ve takvalı bu dünyadan ayrılmayı nasip etmesini temenni ediyorum.

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler