18 Ağustos 2018 Cumartesi Saat:
10:00
26-02-2018
  

Reenkarnasyon ve Ehl-i Beyt İnancı

"De ki Rabbim sana sığınırım şeytanların hemezatından ve sana sığınırım onların (Şeytanlar) hazır bulunmalarından!"

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

Hüseyin HATEMİ

Giriş:

 

Biz Ehlibeyt'e bağlı olan Müslümanlar, kendiliğimizden söz söylememeye, Kur'an-ı Kerim'i ve Ehlibeyt'in tebliğini esas almaya özel bir gayret göstermeliyiz. Çünkü yine özellikle bu konu; İblis'in insanlığa düşmanlığı dolayısı ile en yoğun bir şekilde ayartmalarına, iğvalarına vesile yaptığı bir konudur.

 

Batı'da ve Doğu'da insanlığın maalesef önemli bir bölümü "Kuzu postunda gelen Kurtlar"ın da, ins şeytanlarının da işbirliği ile ayartılmaktadırlar. Kur'an-ı Kerim'in ilk suresi olan mübarek Fatiha Suresinde, "İhdina's-Sırat-el-Mustakiym!" duası telkin edilir. Hidayet Allah'dan istenir. Yanlış yol, İblis'in yolu; "gazaba uğramışlar"ın, yani iradi seçimleri ile İblis'in telkinlerini seçip –çağın terimi ile- gizli veya açık olarak "satanist" konumunda olanların, bir de bilinçli iradeleri ile İblis'i seçmiş olmasalar dahi, "Kuzu postundaki Kurtlar"a inanarak yine şeytani tebliğlere kapılmış olanların yoludur.

 

"Sırat-ı Mustakiym"e gelince, bu yol, "en'amte aleyhim"in yoludur. "En'amte aleyhim", "Seçkin görevliler"dir, "ismet" nimeti ile görevlendirilen ve nimetlendirilen kullardır. Bunların başında "Rahmeten lil-alemin" olan, "Ulu yaradılış ile yaratılmış" (Huluk-i Azim) Resul-i Ekrem (s.a.a) gelir. Allah'ın bütün sadık elçilerinin Nur'u, Nur-i Muhammedi'den kaynaklanır. İblis de bunu bildiği için Resul-i Ekrem'i (s.a.a) insanlığın tanımaması için bütün gayreti ile didinir. Bunda başarıya ulaşabilir, Resul-i Ekrem'i (s.a.a) insanlığa kendi çizdiği bir "tasvir" ile tanıtabilirse, ardından elbette O'nun Ehlibeyt'ini de yanlış tanıtır. Ardından da "Kuzu postuna girmiş kurtlar"ın yanlış yorum ve öğretileri, insanlığı "zulmet"lere götürüp Nur'dan uzaklaştıran batıl inanç ve uygulamalar gelir. "Reenkarnasyon" (tekrar bedenlenme) bu şeytani öğretilerden birisidir ve yukarda söylediğimiz gibi, başlıcalarından birisidir. Son yıllarda bu batıl öğreti maalesef bulaşıcı ve tehlikeli bir ruh ve akıl hastalığı mikrobu olarak, etki alanını genişletmiştir.

 

Alevi vatandaşlarımızdan birisini getirerek fikrini sorması dolayısı ile varlığından haberdar olduğum ve ruh sağlığı açısından son derece tehlikeli bir kitap'ta (Yazarı olan kadın, birkaç yıl öncesine kadar "önemli" bir siyasi mevkide olan ve maalesef aynı zamanda "ruhiyat" alanında profesörlük unvanı taşıyan bir kimse tarafından hararetle övülmekte ve desteklenmekte idi), reenkarnasyon inancı –desteklenmekte ve savunulmakta değil- dayatılmakta idi. Profesör Dr. Yaşar Nuri Öztürk'ün bazı kitaplarında da, daha "bilimsel" ve "İhtiyatlı" bir görünüm altında da olsa, maalesef bu inancın telkin edildiği görülmektedir. Bu zat, kitaplarının yeni baskılarında sürekli eski görüşlerini kitaptan çıkarmak ve bazen bir sonraki baskıda da tekrar koymak ile de maruf olduğu için, Kur'an'ın Temel Kavramları, 19. Basım, İstanbul, 1999'daki "Reenkarnasyon" öğretisini sonradan kitaptan çıkarıp çıkarmadığını şu anda bilmiyorum. Fakat bir ara önemli sayıda kimse onun "öğretisi" ile "reenkarnasyon" inancını savunmakta idiler.

 

Yukarıda söyledim: Biz inanca ilişkin öğretileri Kur'an-ı Kerim'i aklımız ile tefsir ederek bu kaynaktan alırız. Farklı yorumlar karşısında aklımız karışıyorsa, "Sakaleyn" hadisine uyar ve Ehlibeyt'e sorarız. Şimdi bunu yapalım.

 

* * *

1- Kur'an-ı Kerim ve Reenkarnasyon İnancı

 

Kur'an-ı Kerim'in 23. Suresinin (Müminun), 99-100. ayetleri açıktır: "Beni Dünya'ya tekrar gönder!" Diyen Nefs'in bu talebi kabul edilemez. Ölen kimsenin Nefs'i önünde, kıyametten sonraki Ba's-ü Ba'd-el-Mevt (ölümden sonraki dirilme) gününe kadar bir "berzah" vardır ve bu berzah aşılmaz.

 

Bu ayetten önce de, açıkça "reenkarnasyon" inancının şeytani olduğu belirtilir:

 

"De ki Rabbim sana sığınırım şeytanların hemezatından ve sana sığınırım onların (Şeytanlar) hazır bulunmalarından!" (Müminun, 97-98)

 

Şeytanlar, büyük şeytan (ayartıcı) İblis'e tabi olarak, insanları zulmetlere itmeye çalışan ayartıcılardır. (mine'l-Cinneti ven'nas. Nas suresi) Kur'an-ı Kerim'in son ayeti insan ile Nur arasına girmeyi başarınca, insanı Allah'ı zikretmekten uzaklaştırınca, inatçı ve dirençli bir "şeytan" olarak, devamlı onunla birlikte olmaya, "hazır" olmaya çalışabilir (Hacc suresi, 3, Saffat suresi, 7)

 

"Şeytan tasallutu" denen marazi durumun temel sebebi, Allah'ı anmaktan yüz çevirmek, Allah ile ilişkisini kesmektir. (Zuhruf suresi, 43/36. ayeti okuyunuz)

 

Bütün şeytani darbelerden travmalardan, şeytani tasallut ve vesveselerden korunmak için Allah'a sığınmak, O'na bağlanmak gerekir. O'na bağlanmanın en yüce derecesi de Resul-i Ekrem (s.a.a) sevgisi ve bağlılığı ile olur. (Al-i İmran, 3/31)

 

Reenkarnasyon inancı "şeytanlar" tarafından, özellikle "ruh çağırma" celseleri ile telkin edilir. Bu celselerde "ihzar" edilen "görünmez varlıklar" ölmüş insanların "nefs"leri değil, "cinn cinsinden şeytanlar"dır. (Ayartıcılar). Bunlar "Gaib"den, gelecekten haber veremezler. Ancak, maziden ve halden, geçmişken ve şimdiki zamandan, bilgi verme sureti ile bu celselere katılanları aldatır, ardından da vahy'e aykırı "yaldızlı sözler"le insanları yoldan çıkarabilirler. (En'am, 6/112)

 

Bu konuyu başka bir yazıda ele almak üzere, "reenkarnasyon inancı"nın Kur'an-ı Kerim'de kesin olarak çürütüldüğünü tekrar edelim. Müminün Suresi (23)nin 97-100 ayetlerini siz de dikkatle okuyunuz.

 

* * *

2. Ehlibeyt'in sözü:

 

Resul-ü Ekrem'in (s.a.a) "Hulefa-i Raşidin"i olan On iki imam ile, bir parçası olan Betül ve Azra Fatımat-uz-Zehra "yıldızlar" gibidir. Bu Hulefa-i Raşidin'den İmam Aliyyu'r-Rıza (a.s), "Reenkarnasyon" konusunda şöyle buyurmuştur:

 

"Tenasühe inananlar kafirdir."

 

Bkz. İmam Rıza (a.s)'dan Hadis Pınarı, Şeyh Saduk Merhum'un Uyun-u Ahbari'r-Rıza çevirisi, Kasım 2001, Almanya-Nürnberg, 46.bölüm, 2, s.600)

 

Şu halde, Habl-i İlahi olan Kur'an-ı Kerim'in yukarıda zikredilen ayetinin açık manası, "sağlam halka" olan (Urvet'ul-Vuska) Ehlibeyt'in beyanı ile de şüpheye yer vermeyecek şekilde tefsir edilmiş olmaktadır.

 

* * *

3. Tereddütlerin İzalesi

 

a) Reenkarnasyon inancının, seçkin görevlilerin ölümlerinin bizim ölümlerimiz gibi olmadığı inanç gerçeği ile ilgisi yoktur.

 

b) Mesih ve Mehdiye iman ile de ilgisi yoktur. Şeytanî olan, Mesih veya Mehdi'nin (a.s), kendisi olduğunu iddia edenlerin bunu "reenkarnasyon" inancına dayandırmalarıdır.

 

c) İmam Rıza'nın (a.s) sözündeki "tenasuh"u, hayvan bedeninde geri gelmeye hasrederek, insan bedeninde geri gelmenin mümkün olduğunu iddia etmek de "şeytanî"dir. Tenasuh'un dar anlamı esasen "reenkarnasyon"dur, insan bedeninde tekrar doğmaktır. Bu konuda Molla Sadra merhumun Mebde ve Mead'ına başvurulabilir. (Farsça çeviri Ahmed Hüseyni-i Erdekani, Tehran 1362, Ondokuzuncu Fasıl, s. 381 vd.) "Hayvan bedeninde doğma" inancının özel adı neskh (tenasuh) değil meskh (mesh), bitki şeklinde gelme inancının "fesh" cemadat'da gelmenin adı ise "reskh"dir.

 

Molla Sadra merhum, tenasuh inancının alken de muhal olduğunu ispat etmektedir. "Nefs", "beden" ortamında gelişir. "Nefs"in, başka bir bedende tekrar dünyaya gelmesine imkan yoktur.

 

d) Şu halde bazı kimselerin kendi doğumlarından önce ölmüş kimselerin bazı halleri hakkında bilgi vermeleri de, işin içinde "şarlatanlık" olmadığı hallerde, "şeytanî" telkinlerdir.

 

Reenkarnasyon inancını yayan ve savunan çevrelerden ve kimselerden Allah'a sığınalım ve sakınalım. Allah bizi Ehlibeyt'ten ayırmasın.[1]

 


[1]- Genel olarak "Şeytani öğretiler" ve "Etkiler" konusuna tekrar döneceğiz. "Reenkarnasyon" hakkında Ehlibeyt mektebi açısından kaleme alınmış bir inceleme için bkz. Muhammd Hadi Ma'rifet, Farziyye-i Bazgeşt-i Ruh, Seyyid Nasrullah Ayeti-i Mukaddem çevirisi, Muessese-i İmam-ı Sadık (a.s), N.9, 1395 Hicri Kameri, Kum.

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • necati gündüz   19-07-2018 08:14

    bunlara cevabınız nedir. كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ۗ وَإِنَّمَا تُوَفَّوْنَ أُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ۖ فَمَن زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَأُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَ ۗ وَمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ ﴿١٨٥﴾ لَتُبْلَوُنَّ فِي أَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ وَلَتَسْمَعُنَّ مِنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ مِن قَبْلِكُمْ وَمِنَ الَّذِينَ أَشْرَكُوا أَذًى كَثِيرًا ۚ وَإِن تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا فَإِنَّ ذَٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْأُمُورِ ﴿١٨٦﴾ Her canlı ölümü tadacaktır. Siz ey insanlar, çalışmalarınızın ücretini ancak kıyamet günü tam bir şekilde alacaksınız. O vakit, kim ateşten uzaklaştırılıp cennete yerleştirilirse, işte o muradına ermiştir. Yoksa bu dünya hayatı, aldatıcı ve geçici bir zevkten başka bir şey değildir.ali imran 185…Şu muhakkak ki gerek mallarınızda, gerek canlarınızda imtihana tâbi tutulacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilen Yahudi ve Hıristiyanlardan ve bir de müşriklerden sizi inciten birçok söz işiteceksiniz. Ama siz sabreder ve günahlardan korunursanız, muhakkak ki bu davranış, yapılacak işlerin en değerlisidir.ali imran 186.. Herkes mutlaka hem malından hem evladından sorulacak !!!! اللَّـهُ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ﴿١١﴾ Allah yaratışa başlar, sonra onu varlık alanından çekip tekrar yaratır. En sonunda O'na döndürülürsünüz. عَلَىٰ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَالَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِي مَا لَا تَعْلَمُونَ ﴿٦١﴾ Yerinize diğer benzerlerinizi getireceğiz ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden oluşturacağız.vakıa-61. وَمَا أَصَابَكُم مِّن مُّصِيبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ أَيْدِيكُمْ وَيَعْفُو عَن كَثِيرٍ ﴿٣٠﴾ Başınıza ne musibet gelirse, kendi elinizle işledikleriniz yüzündendir. Üstelik günahlarınızın birçoğunu da Allah affeder.şura 30.elsiz,kolsuz,gözsüz veya herhangi bir eksiklikle doğan bir kişi uğradığı bu musibeti anne karnındamı kazanmıştır? yoksa haşa sümme haşa allah ona zulmetmişmidir?

Kategorideki Diğer Haberler