26 Haziran 2019 Çarşamba Saat:
07:23

Rehberin Mektubundan Alınacak Dersler

24-11-2015 08:29


 

Bismillahirrahmanirrahim


 


"Sabah, akşam, rızasını dinleyerek rablerine dua edenlerle beraber sabret ve dünya yaşayışının ziynetini diliyenlere uyup ayırma gözlerini onlardan ve bizi anmamaları için gönüllerine gaflet verdiğimiz heva ve heveslerine uymuş ve işi hadden aşıp taşmış kişiye itaat etme." Kahf Suresi / 28


2006 Yılında Emperyal ve siyonist medya çete elamanların Hz. Resulüllah'a (s.a.a) alçakça saldırısıyla başlayan Danımarka karikatür krizi, buna paralel olarak zaman zaman ahlaksız ve hayasızca tekrarlanan ve İslam ümmetini derinden üzen bu tip çirkin ve hadsiz olaylara karşı gerekli tepkiyi yanlış metodlarla uygulamak isteyen, ve son olarak Fıransada 07,01,2015 tarihinde Cahrlie Hebdo saldırısında 12 kişinin öldürülmesinden sonra İslam inkılabı ve dünya müslümanları rehberi İmam Hamenei'nin (Allah ömrünü uzun, bereketli ve sayesini ümmetin üzerinden eksik etmesin) Kuzey Amerika ve Avrupa gençliğine hitaben yazdığı mektuptan almamız gereken dersler.


Tefekkür, akıl ve kalplerimizi aydınlatan bu mektuptan çıkarılması gereken dersler sadece bizim bireysel hayatımız ve alanımızı ilgilendiren bir konu değildir. Bu gerçekte kendimizle beraber aile, toplum, ülke ve dünyanın siyasi, kültürel, iktisadi, toplumsal, ahlaki ve manevi alanını ilgilendiren bir konudur.


Bugün dünyada Emperyalist ve Siyonist çetelerin sadece islam ümmetinin gençliğine değil belki bütün mustazaf halk ve gençliği üzerinde nasıl oyun oynadıklarını çok net bir şekilde görmekteyiz. Başta büyük şeytan Abd, batı emperyalizmi, siyonist çete gurupları ve onların İslam coğrafiyasında ki İslam ümmetinin başına musallat olan tağut sistemlerin fasık, facir ve münafık idareci kolları elbirliğiyle gençliği  iki gruba ayırarak kendi gayri meşru siyasi amellerini icaraata dökmek ve saltanatlarını sürdürmek istemişlerdir.


Humanizm : Batı emperyalizmi; gençleri batının kokuşmuş kültüründe bilim adı altında yaratıcıdan, akıldan, ahlaktan, maneviyat ve insani değerlerden yoksun bırakmak ve  tek gücün kendi beyin zekasında olduğunun safsatasıyla yozlaştırmış ve öte yandan gençleri içinden çıkılmaz büyük bir bela olan kumar, alkol, uyuşturucu ve şehvet bataklığının içine sürüklemiş, beyin terörizesi yaparak onların yaşam alanlarını kendi doktirinlerine göre dizayn etmişlerdir.


Cehalet ve Terör: Başta büyük şeytan Abd, (İmam Humeyni (r,a) buyurduğu gibi) şeytanın ana karnı İngiltere, siyonist çete, batı emperyalizmi ve onların İslam ülkelerindeki kukla uşakları, islam coğrafıyasının geri kalışı için her türlü çabayı göstermiş ve bu coğrafıyada yaşayan ümmetin gençlerini cehalet içinde bırakmışlardır.


Dolayısıyla cehalette bırakılmak istenen gençlik her türlü yanlış şeyi yapmaya müsait hale getirilmiştir. Bugün empeyalist ve siyonistler kendi çıkarları doğrultusunda terör guruplarını para karşılığı eğitip donatmak, çeşitli eylemleri gerçekleştirmek ve islam coğrafıyasını sebatsızlaştırmak için her türlü korku, cinayet, katliam ve tecavüzlerle yangın yerine çevirmeye çalışmışlardır.


Bu cehalet içinde bocalayan emevi zihnietli vahhabizmin zavallı gençleri dini eğitimden uzak tutmak aynı zamanda din adına terörize etmek için büyük harcamalar yapmaktadırlar.


Değerli gençler burada bize düşen ve rehberin bize sunmak istediği şey dürüstlük, yalandan uzak, Hz. Resulüllah'ı (s.a.a) doğru okuyarak doğru tanımak, İslamı iyi araştırıp gerçeğini bulmak, Kur'an-ı kerimi okuyup onunla iç içe olmak ve yaratıcımız olan Allah-a hakkıyla ulaşmaktır.


Dört ana konuyu Kur'an, Hz. Resulüllah (s.a.a) ve Ehl-i beyt hadislerinden öğrenmek ve hayatımızda eksiksiz uygalamak şartıyla, hem batının Humanizm safsatasından hem de mürteci zihniyetin uyguladığı cehalet ve terör illetinden kurtulabliriz. Bu dört konuyu kısaca tanıyalım.


Basiret


Basiret, İnsanın nefsin arzu ve isteklerin tuzağına düşmemesi, evren ve yaşamın hakikatına arif olması, dini, maneviyatı, ahireti ve dünya yaşamını doğru algılaması, gerçekleri gözardı etmemesi ve yaşanan olayları kalp gözü ve akıl yoluyla çözmesi, ufku geniş olması ve kalp gözü açık olması demektir.


Kur'an-ı kerim şöyle buyuruyor: "De ki işte bu, benim yolum; ben de can gözüm açık olarak sizi Allah'a çağırmadayım, bana uyanlar da o çeşit çağırmada ve Allah'ı tenzih ederim ve ben müşriklerden değilim." Yusuf suresi / 108


"Şüphe yok ki rabbinizden görgüler ihsan edildi size. Kim can gözünü açıp görürse faydası kendisine, kör olanın ziyanı da gene kendine ve ben, sizin üstünüze dikilmiş bir bekçi değilim." An'am suresi / 104


Hz.Resulüllah (s.a.a) şöyle buyuryor: "Allah, ilim ve basireti, dünya arzu ve isteklerinden vazgeçen kimseye verir."


İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: "Aklın doğruluğu ve çabukluğu, onun algılamasına ve görüşüne bağlıdır."


"Yalan ve sahte arzu ve istekler, kalbin görüşünü kapatıp kör eder."


"Zekalı insan, fazilet ve insani değerlerini canlı tutan kimsedir."


Bu ayet ve hadisler ışığında rehberin bizden istediği, geçmişte dünyada gerçekleşen, bugün gerçekleşmekte olan ve gelecekte gerçekleşecek olayları iyi analiz edip basiretimizle değerlendirmemiz  için doğru ilim ve bilgiyle donalımlı olmamızdir.


Guluv ( Aşırıcılık)


Allah'ın haddını aşarak insanları uluhiyet makamına çıkarmak veya avam insanları peygamberlerin makamına oturtmak, Hz.Uzeyr ve Hz.İsa peygamberi Allah'ın oğlu gören Yahudi ve Hırıstıyan gibi aşırıcılık yapmak demektir.


Kur'an-ı kerim şöyle buyuruyor: "De ki: 'Ey kitap ehli, haksız yere dininizde, aşırı gitmeyin ve evvelce hem sapmış, hem çoğunu saptırmış ve doğru yolu bırakıp sapıklığa dalmış olan kavmin dileklerine uymayın." Maide suresi / 77


İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: "Benim nezdimde iki kesim helak olmuştur. Aşırıcılık yapan dost, Kin ve Nefrette bulunan düşman."


İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: "Dikkat edin aşırıcılar gençlerinizi fesada sürüklemesinler, çünkü Allah katında insanların en kötüsü aşırıcılardır. Onlar Allah'ı aşağı çekip insanların seviyesine indirirler ve insanlara da ilahlık makamı verirler, Allah'a and olsun aşırıcılar Yahudi, Hırıstıyan, Ateşperest ve Müşriklerden daha kötüdür."


İmam yine şöyle buyuruyor: "Bir gurup İmam Ali'ye (a.s) gelerek şöyel dediler: 'Ey bizim rabbimiz selam olsun sana.' İmam Ali (a.s) onlardan tevbe etmelerini istedi, onlar tevbe etmediler ve İmam Ali (a.s) bir kuyu kazarak içinde ateş yaktı ve başka bir kuyu daha kazdı, iki kuyu arasında tünel yaptı ve imam tekrar tevbe etmelerini istedi, onlar tevbe etmeyince kuyunun birine aşırıcıları doldurdu ve diğerine ateşi verdi ve o ateşin sıcaklığıyla hepsi öldü."


Değerli gençler, aşırıcılığın tehlikesinin ne kadar büyük olduğunu bu ayet ve hadislerden görmekteyiz, bugün islam coğrafıyasından çıkan ve emperyalist ve siyonistler tarafından kulanılan bir çok mürteci aşırı yobaz zavallı insanlar vardır, onlar Ehl-i beyt adı altında malesef bazen görsel ve bazen de söylemlerle rehberimize, müctehitlerimize ve mektebimizin mükaddesatına hakaret ederek şer güçlere hizmet etmektedirler.
Bu noktada özellikle değerli alimlerimizle birebir irtibata geçerek doğruları öğrenmeli ve bu tuzaklara düşmemeliyiz.Yüce rehberin buyurduğu gibi gerçek nebevi İslam ve Ehl-i beyt Şia'sının karşısında Amerika islamı ve İngiliz Şiası üretilmiş ve İslam ve Şia'nın çehresini çirkinleştirmek için her türlü gayreti göstermektedirler. Dolayısıyla çok dikkatlı olunmalıdır.


İfrat Ve Tefrit ( Haddi Aşmak)


İslamda, en önemli hususlardan biri, taşkınlık etmemek ve haddini aşmamaktır, insan her şeyin kuralına göre hareket etmeli, vazifesini bilmeli ve ona uymalıdır. Bugün terör gurupları tarafından ahlaksızca işlenen tüm cinayet, katliam ve tecavüzlerin temelinde yatan asıl neden aşırıcılığın getirdiği taassupculuk yoluyla taşkınlık yapma ve haddini aşma olarak görmekteyiz.  


Bu amansız hastalıktan kurtulmanın tek yolu Allah'ı, Hz. Resulüllah'ı (s.a.a), Kur'an-ı, İslamı,Velayeti ve özellikle Mehdeviyyet mektebini doğru okumak ve onlara yönelmek için gerçek ve tahrifsiz ilim kapısı olan Velayeti Fakihi tanımak ve ona sımsıkı sarılmakla mümkündür. Bunun dışında taşkınlık ve haddini aşma cehaletinin içerisinde kaybolup gideceğimizi ve belaya mübtela olacağımızı asla unutmamalıyız.


Kur'an-ı kerim şöyle buyuruyor: "Gerçekten de ziyana uğramışlardır; Allah,a kavuşmayı yalan sayanlar nihayet ansızın başlarına kıyamet kopunca günahlarını sırtlarına yüklenirler de yaptığımız taşkınlıklardan dolayı yazıklar olsun bize derler; ne de kötü yüktür taşıdıkları yükler." An'am suresi / 31


"Sabah, akşam, rızasını diliyerek rablerine dua edenlerle beraber sabret ve dünya yaşayışının ziynetini diliyenlere uyup ayırma gözlerini onlardan ve bizi anmamaları için gönüllerine gaflet verdiğimiz heva ve heveslerine uymuş ve işi hadden aşıp taşmış kişiye itaat etme." Kahf suresi / 28


İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: "Cahil ve bilgisiz insanı ancak ifrat ( taşkınlık eden) ve tefrit,ci ( Haddini aşan) olarak görürsün."


İtidal (Orta Yol)


Doğru yolu bulmak ve orta yolu sahiplenmek insanın dinini koruması anlamına gelir, insanın en değerlisi aşırıya kaçmadan orta yolu bulan kimsedir. İslamı doğru tanımlama ve ona uyma, Hz. resulüllah'ı (s.a.a) tanıma ve ona itaat etme ve Ehl-i beyt (a.s) yolunu takip etmek aşırıcılıktan ve haddi aşmaktan kaçınmak ve orta yol ile sağlam hedefe ulaşması demektir.


Kur'an-ı kerim şöyle buyuruyor: "İşte böylece bütün insanlara tanıklık etmeniz, peygamberin de size tanık olması için sizi, o doğru yolun tam ortasında giden bir ümmet yapmışızdır..." Bakara suresi / 144


"Elini boynuna bağlama, tamamiyle de açma, sonra kendini kınar ve bir şeye gücün yetmiyerek pişman bir halde oturur kalırsın." İsra suresi / 29


"Ve öyle kişilerdir onlar ki yoksullara birşey verince ne israf ederler, ne de az verirler, ikisinin arasını bulurlar." Furkan suresi / 68


İmam Ali (a.s) şöyle buyuryor: "Mümin bir insanın yolu orta yoldur, bu yolla ilerleyişini eksiksiz sürdürerek herhangi bir engele takılmadan Rabbine ulaşır."


Allah'ın bize sunduğu bu tehlikeli yolları bilerek doğru yolu bulmak için hareket etmeliyiz. Bu yollardan iki tanesi 'İfrat, Tefrit ve Guluv'' ümmetin gençlerinin cehaletinden yararlanarak müslümanı birbirine savaştırmak istiyorlar, eğer diğer iki tanesi '' Basiret ve İtidal'' hayatımızda hakim olursa islamın sunduğu asıl hedefe ulaşmamızda bir engel kalmayacaktır. bunları hayatımızda uygulamamız için islamın cihad ruhunu kalplerimize işlememiz gerekmektedir,


Rehberin bize verdiği en büyük hediye islamın mesajını şeffaf birşekilde iyi algılamalıyız, şunu çok iyi bilmeliyiz ki dünyanın en büyük bilim ve düşünce uygarlığını yaratan ve büyük ilim adamlar yetiştiren islam medeniyetidir. bizler yalan, kötülük ve kötülerden uzak durmalıyız, hem kendimizi ve hemde etrafımızı doğru ilim ve bilgilerle aydınlatmalıyız, İslamın hoşgörü siması omuzlarımızda parlamkta ve o güzel simanın müdafasını akıl ve cihad ruhuyla korumalı ve tahrifsiz yaşatmalıyız.


Emperyalist ve Siyonist çetelerin İslam ümmetinin gençlerini huşunet ve husumet çehresiyle terörize görümüne sokmak istemelerine müsamaha ve müsade etmemeliyiz, bu çabalara bizler Kur'an ve Ehl-i beyt öğretileri ışığında bilgi, birikim, akıl ve ahlaki çerçeve içerisinde karşı durmalıyız ve bizleri İslamın güzelliklerinden uzaklaştırmak için tasarladıkları çalışmaları bozmalıyız ki bizden sonra gelecek nesillerimiz bu güzel inanç ve mektebin yaşamasını sağlayabilsinler.


Değerli kardeşlerim hayatın 'İman, Cihad Ve Sabır'dan ibaret olduğunu asla unutmamalıyız, bu üç etken bizleri Hz. BAkiyatullah İmamı zaman Hz.Mehdi'nin (a.f) zuhuruna zemine oluştaracak bir olgu olacağını bilmeliyiz.


Allah İslam İnkılabını Payıdar, Rehber-i Azimuşşanı muhafaza, ağa İmamı Zaman Hz. İmam Mehdi'nin (a.f) zuhurunu acil ve hepimizi o aziz imamın hak ve gerçek askerlerinden karar kılsın inşellah.


Vesselamu aleykum ve rehmetullah-i ve berekatuh

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !