14 Ağustos 2020 Cuma Saat:
10:37
10-06-2020
  

Şia'nın İkinci Büyük Hadis Kitabı; Men La Yahduruhu’l Fakih

el-Kâfi'den sonra gelen 'Men La Yahduruhu’l Fakih' kitabını tanıyalım.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

Men La Yahduruhu’l Fakih, Şeyh Saduk Muhammed, b. Ali b. Babeveyh Kummi (ö. 381)[1]

 

Şeyh Saduk künyesiyle bilinen Ebu Cafer b. Ali b. Babeveyh Kummi, hk. IV. yüzyılın en büyük Şia muhaddislerindendir.

 

Doğum tarihi tam olarak bilinmese de hk. 306 yılında dünyaya geldiği tahmin edilmektedir.[2]Babası, Şia’nın büyük muhaddislerinden ve Necaşi’nin değimi ile Kum havzasındaki muhaddislerin üstadıdır. İmam-ı Zaman’ın (a.f) Şeyh Saduk’un babasına gönderdiği mektupta O’na “Ey Şeyhim ve mutemedim ve fakihim…”diye hitap etmesi, onun yüce makamı ve ilmine işaret etmektedir.[3]

 

Babeveyh her şeyden önce kendi oğlu Şeyh Saduk’u yetiştirme görevini üstlenmişti. Bir süre sonra vefat etmesiyle Şeyh, ilim edinmek üzere Muhammed b. Hasan Ahmed b. Velid’in derslerine katılıp on beş yıl boyunca onun gölgesinden faydalanmıştır. Şeyh, babasına duyduğu saygıya rağmen defalarca üstadı olan İbn Velid’in görüşlerini babasının görüşlerine tercih etmiştir. Babası ve İbn Velid’in dışında Muhammed b. Ali b. Macilviye, Muhammed b. Musa b. Mutevekkil, Ahmed b. Muhammed b. Yahya Attar gibi büyük üstatların huzurunda bulunmuştur.[4]

 

Şeyh Saduk’un yaşadığı dönem, Al-i Ziyad ve Al-i Buye’nin yani Şiilerin yönetimde olduğu zamana denk gelmektedir. Bu bağlamda onlar tarafından desteklenmiş ve dönemin hükümdarı Rüknü’d-Devle’nin davetiyle Rey şehrine gelerek orada ilmi çalışmalarda bulunmuştur. Ayrıca hükümdarın bilge veziri Sahib b. İbad’ın isteğiyle “Uyun-u Ahbar-ur Rıza”adlı hadis mecmuası da Şeyh tarafından tedvin edilmiştir.[5]

 

Şeyh Saduk’un öğrencileri arasından Hüseyn b. Ubeydullah Gazairi, Ali b. Ahmed b. Abbas Neccaşi, Seyyid Murtaza, Şeyh Müfid, Harun b. Musa Tilakbari gibi büyük şahsiyetlerden söz edebiliriz.[6]

 

Yazdığı eserlerin sayısı iki yüz elli cildi aşsa da[7]teliflerin büyük bölümü zaman dâhilinde ve tarihteki çeşitli vakalar neticesinde kaybolmuştur. Bugün sadece adını bildiğimiz kitapların çeşitliliği Şeyh’in muhtelif İslami konulara olan hâkimiyeti ve ilmi derinliğini göstermektedir.

 

Şeyh Saduk hk. 381 yılında Rey şehrinde vefat etti ve o şehirde toprağa verildi. Hk. 1281 yılında Feth Ali Şah döneminde şiddetli yağmur ve selden dolayı Şeyh’in mezarında çöküntü meydana gelir. Bunun neticesinde görünen Şeyh’in çürümeyen bedeni ve kınalı tırnakları, onun yüce manevi ve ilmi makamını bir kez daha ortaya çıkarır.[8]

 

Fıkhi rivayetleri ihtiva eden “Fakih”ya da “Men lâ yahdur”adıyla bilinen dört cilttik Men lâ yahduruhu’l-fakîh kitabı, Kâfi’den sonra Şii dünyasının en muteber ve önemli hadis kaynağıdır.

 

5998 rivayet içeren bu kitap 666 babdan oluşmaktadır. Rivayetlerin 3943’ü senetli ve 2055’i mürsel yani senetsizdir.[9]Men lâ yahduruhu’l-fakîh kitabındaki rivayetlerin dizimi, fıkıh konuları esasınca yapılmıştır. Örneğin ilk bab sular ve temizlik hükümlerini açıklayan rivayetlerden oluşmaktadır. Daha sonra gusül, teyemmüm, namaz vb. konulu bablar sırasıyla getirilmiştir. 

 

 

 

 


[1]     من لا يحضره الفقيه ، شيخ صدوق محمد بن على بن بابويه قمى

[2]     Mukaddime-i Meanie’l Ahbar, s. 72-73

[3]     el-Kuna ve’l Alkab, c. 1, s. 222

[4]     Mukaddime-i Meanie’l Ahbar, s. 36

[5]     Pejuheş-i der Tarih-i Hadis-i Şia, s. 499-500

[6]     bkz. Muhaddime-i Meaniu’l Ahbar, s. 68-72. Burada Şeyh’in tabele ve üstatlarından 27 kişinin isimleri zikredilmiştir.

[7]     Mukaddime-i Meaniu’l Ahbar, s. 82

[8]     age, s. 75

[9]     Men lâ yahduruhu’l-fakîh’in yeni baskısındaki hadis sayısı, Üstad Ali Ekber Gaffari’nin araştırmasıyla 5920’dir. Mukaddime-i Mü’cem-i Biharu’l Envar, s. 68

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler