04 Ağustos 2020 Salı Saat:
01:52
12-01-2016
  

Şia Ve Ashabın Hadisleri

Şia, Peygambere iman edip, bu imanını sonuna kadar koruyan sahabeyi sevip sayıyor...

Facebook da Paylaş
 
Bildiğiniz üzere geçenlerde Ehlader ve Cabir başkanlarının TV kanallarından birinde Ehlisünnet âlimlerinden birkaçıyla bir oturumu olmuştu. Orada gündeme getirilen konulardan biri de Şia'nın sahabeden hadis nakledip etmemesiydi. O sözü gündeme getiren zat Şia'nın sahabeyi büyük bir çoğunluğunu reddettiğini ve hadislerini almadığını, hadis kaynaklarında ashabın birkaçı hariç hiçbirinin hadisine yer vermediğini iddia ediyordu. Oysa bunun asılsız bir iddia olduğu apaçık ortadadır. Çünkü Şia, Resul'e (s.a.a) iman edip de bu imanlarını sonuna kadar koruyan sahabeyi sevip sayıyor ve hadislerini de diğer sahih hadislerle, Ehlibeyt'in maarifiyle çelişmediği müddetçe kabul ediyor. Şia'ya göre içtihadın, yani bir hükmü istibat etmenin dört yolu vardır: 
 
1- Kur'an-ı Kerim
2- Sünnet 
3- Akıl
4- İcma-ı Muhassel
 
(Bunların detaylı açıklaması Usul-ı Fıkıh ilminde geçer.) 
 
Sünnetin açıklamasında ise şu açıklamaya yer verir Şia âlimleri: Şeriatın temel kaynaklarında biri olan Sünnet; Allah-u Teâlâ tarafından her türlü hatadan korunan ve masum olan şahsın sözleri, yaptıkları ve onayladıklarından ibarettir. Buna göre şeriatın bir hükmü olarak herhangi bir konu Kur'an ve Sünnet' dayanmazsa bunun hiçbir geçerliliği yoktur. Kur'an, ümmetin icmaı ve açık naslar/sarih şer'i ifadeler gereği tahriften korunmuştur. Ancak Resul'ün (s.a.a) Sünnetinin de korunduğuna dair herhangi bir ifade yoktur. Bu nedenle Kur'an'ın açıklaması konumunda olan Resul'ün Sünnetine ulaşmak için Usul ilminde birtakım kriterler belirlenmiştir. Cerh, Tadil ve Rical kitaplarında bunlara değinilmiştir.
 
Bu kaidelere göre Peygamber'e (s.a.a) isnat edilen her hadis birtakım süzgeçlerden geçirilir ve sahih mi hasen mi zayıf mı uydurma mı olduğu belirlenir ve o doğrultuda hadise amel edilir. Bu minvalde Şia'ya göre Kur'an'ın da açıkladığı üzere tertemiz olan Ehlibeyt'in, ilimlerini Resul'den almaları ve ilimleri direkt Resul'e dayandığı hasebiyle hata yapmaları imkânsız olduğundan onlardan sadır olduğu kesin bilinen bir hadis Resul'ün sözü olarak alınır ve doğruluğuna hükmedilir. Aynı şekilde ashaptan birilerinin de naklettiği hadisin doğruluğunda şüphe yoksa ve malum kriterlere uyuyorsa alınır ve şeriatın kaynağı olarak değerlendirilir.
 
Şimdi gelelim söz konusu eleştirinin cevabına. Merhum Allame Hillî Rical adlı kitabında 200’den fazla bu özelliğe sahip sahabenin isimlerini vermektedir ki Şia'nın hadis kaynaklarında bunların ismi geçmekte ve Şia onlardan hadis almaktadır. İşte bunların meşhur olanlarından bazıları: 
 
1-Selman-ı Farisî 
2- Mikdad bin Esved 
3- Ebuzer el-Ğıfari 
4- Ammar bin Yasir 
5- Abbas İbn-i Abdulmutalib
6- Bilal-i Habeşi 
7- Amr b. Humqi’l-Huzai 
8- Hucr b. Adiyyi’l-Kindi 
9- Mus’ab b. Ümeyr 
10- Cabir b. Abdullahi’l-Ensari 
11- Amr b. Hazmi’l-Ensari 
12- Hamza Seyyidü’ş-Şüheda 
13- Cafer-i Tayyar 
14-Osman b. Maz’un 
15- Sa’d b. Muaz 
16- Abdullah b. Abbas 
17- Ubeyy b. Ka’b 
18- Hüzeyfe bin Yeman El-Abesi 
19- Zeyd bin Harise
20- Ebu Rafi’ (Resulullah’ın azad ettiği kölesi) 
21- Üveys bin Sabit 
22- Es’ad bin Zürare 
23- Anise (Resulullah’ın hizmetçisi) 
24- Erkam bin Ebi Erkam Mahzumi 
25- Eymen İbn Ümmü Eymen 
26- Enes bin Haris 
27- Enes bin Muaz 
28- Bera bin Malik Ensari (Enes bin Malik’in kardeşi) 
29- Bera bin Ma’rur 
30- Bera bin Azib 
31- Beşir bin Abdü’l-Munzir 
32- Beşir bin Sa’d 
33- Beşir bin Ebi Mes’ud 
34- Büreydü’l-Eslemi 
35- Sabit bin Kaysi Şemail 
36- Sabit bin Dahhak 
37- Sabit bin Zeyd 
38- Sabit’il-Benani 
39- Cündeb 
40- Cerir bin Abdullah Becelli 
41- Haras bin Hişam 
42- Haras bin Enes 
43- Haras bin Nu’man
44- Haras bin Kasy 
45- Harise bin Nu’man 
46- Harise bin Suraka 
47- Hureys bin Zeydi’l-Ensari
48- Halid bin Ebu Dücane 
49- Halid bin Zeyd (Ebu Eyubb el-Ensari) 
50- Sehl bin Hüneyf 
51- Sa’saa bin Suhan 
52- Abdullah bin Cafer 
53- Abdullah bin Habbab 
54- Abdullah bin Ebu Talha 
55- Abdullah bin Yahya Hazrami 
56- Abdullah bin Yaktar (Kerbela Şehidi) 
57- Habib bin Mezahir (Kerbela Şehidi) 
58- Müslim bin Evsece (Kerbela Şehidi) 
59- Ubeydullah bin Ebi Rafi 
60- Amir bin Kays 
61- Amr bin Mihsan 
62- Amr bin Hüreys 
63- Osman bin Hüneyf 
64- Adiy bin Hatem 
65- Arafetü’l-Ezdi... 
 
Konuyla ilgili İlahiyatçı yazar Abdülkadir Çuhacıoğlu'nun SAHABENİN ADALETİ VE EBU HÜREYRE adlı değerli eserini müracaat edilebilir
 
Soru:
 
Hocam Hz. Ali’nin ahdine sadık 40 kişi bulsam imamet için savaşırdım dediği ve Hz. Zehra’yı bir merkebe bindirip Peygamberin vefatından sonra geceleri kapı kapı Mekke sokaklarında dolaştığı ve Mekke ahalisine ahitlerini hatırlattığı sahih rivayet olarak kaynaklarımızda geçiyor yanılıyorsam düzeltin lütfen. Bu durumda bu 200 kişiyi nereye koymalıyız?
 
Cevap:
 
Öncelikle bir düzeltme yapayım: Hz. Ali'nin (a.s) kapı kapı dolaşması olayı Mekke'de değil Medine'de gerçekleşmiştir. 
 
İkincisi; Peygamber'in (s.a.a) vefatından sonra ilk başlarda kahir çoğunluğun bir sarsıntı geçirdiği ve vazifelerini bihakkın yerine getirmediği kesindir. Ancak birçokları daha sonra pişman olup geri döndüler. İmam (a.s) da onları affetti. Nitekim Cemel ve Sıffin'de İmam'ın (a.s) safında savaşan ve binlercesi şehit olan ashap yerin altından çıkmadılar veya gökten de inmediler. Nitekim İmam Hasan ve İmam Hüseyin'in (a.s) yanında savaşan nice ashap vardı. 
 
Üçüncüsü; hadisi rivayet eden ravi de her şeyden önce güvenirlilik şartı aranır. Güvenilirlikten maksat da hiç günah işlemeyen masum kimse değildir kuşkusuz. Öyle olsaydı hiçbir hadisin geçerliliği olmazdı. Bundan dolayı bununla doğru konuştuğundan, yalan konuşmadığından emin olunan kimse kastedilir. Bir insanın başka hataları günahları olsa bile yalan konuşmayan biri olarak biliniyor ve tanıyorsa onun sözüne itibar edilir. 
 
Dördüncüsü; Allame Hillî'nin Şia hadisleri içinde ashap kanalıyla nakledilen hadislerin ravilerine yer verdiği isimler bir realitedir, gerçektir. Yani bizim hadis mecmuamızda bu sayıdaki ashabın hadislerine yer verilmiştir. Tabi yer verilen her hadisin de belli kriterlerden geçirilmesi ve sahih olup olmadığı da birtakım süzgeçlerden geçirilir ve ona göre hüküm çıkarılır. Yoksa sırf ashaptan birinin naklettiği hadis olduğu için yüzde yüz sahihliğine hükmedilmez; metinde de diğer sahih hadislerle, özellikle Ehlibeyt'in kesin açıklamalarıyla çelişmemesi şartıyla alınır. Yani her hadis gibi incelemeye tabi tutulur. Bunların detayı Rical ve Diraye kitaplarında mevcuttur.
 
İlahiyatçı Musa Güneş
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler