19 Ağustos 2017 Cumartesi Saat:
03:18
19-12-2016
  

Sünni-Şii Çatışması Çıkarmak İstiyorlar

Neden Savaşalım ki? Bunları Savaştıralım Olsun Bitsin.

Facebook da Paylaş

 

 

Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı kurucusu Alparslan Kuytul Hoca, kendisine yöneltilen “Suriye’de yaşanan savaşta İran’ın yanlışlarını dile getirmediğinizi söyleyenlere ne cevap verirsiniz?” sorusuna canlı yayında cevap verdi.

 

Alparslan Kuytul Hoca’nın cevabından satırbaşları:

“Ben Şia meselesini çok fazla konuşmuyorum ancak bu Şia’nın görüşlerini kabul ettiğim için değildir. Ben Ehl-i Sünnet'im ve Şia’nın Ehl-i Sünnete muhalif görüşlerini de kabul etmem. Çok konuşmamamın sebebi şu anda dünyada Şii-Sünni çatışması çıkarmaya çalışıyorlar.

 

Bunu bildiğim için, bu tuzağa düşmemek için, onların başlattığı bu yangına benzin dökmemek için konuşmuyorum.

 

Şuan da Şii-Sünni kavgası meydana getirmeye çalışıyorlar. Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de… Birçok yerde Şii-Sünni kavgası meydana getirdiler.”

 

Yeni Şafak’tan bir gazeteci diyor ki: Sekiz yıldır İran’a gidip geliyorum, vazifem gereği neredeyse bir ayın on beş günü orada on beş günü buradayım. (Yani bu kadar çok kalıyor İran’da) Orada sansürsüz öyle görüntüler gösteriyorlar ki; Sünni görüntüsündeki IŞİD elemanları çocuğun kalbini oyuyor, ateşte canlı canlı yakıyor, bunu da İran televizyonlarında gösteriyorlar ve “Sünniler Şiilere böyle yapıyor” diyorlar. IŞİD’ciler güya Sünni’ymiş! Hâlbuki birçok meselede görüşleri ve yaptıkları İslam’a ve Ehl-i Sünnet'e aykırıdır. Orada öyle. Bizim burada da tam tersine “Şiiler, Sünnilere saldırıyor.” diyorlar. Türkiye’de İran ve Şia düşmanlığı, İran’da ise Türkiye ve Sünni düşmanlığı körükleniyor.

 

“BİR TUZAKLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

 

Büyük bir tuzakla karşı karşıyayız. Proje: Şii-Sünni çatışması çıkartmak. Ben bunu 8-10 yıl önce de söyledim. Alametlerini o zaman görmüştüm. Birkaç meseleden anladığım kadarıyla proje bununla alakalıydı. Ve şu anda bu proje uygulanıyor.

 

Şuan da Sünni-Şii kavgası meydana getirmeye çalışıyorlar.

 

Düşmanlarımız işin kolayını buldular, Sünni-Şii kavgası meydana getirdiler. Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de… “Neden savaşalım ki bunları savaştıralım olsun bitsin.” diye düşünüyorlar.

 

Bu bir siyasettir. Bu siyaset gereği İran’ı güçlendirebilirler ve bu da İran’ın hoşuna gidebilir. “Bana iyi davranıyorlar” diye düşünebilir. Hâlbuki Sünnilerle savaşabilmesi için güçlendiriyorlar. Diğer taraftan da Türkiye’yi güçlendirebilirler ki İran’a karşı savaşabilsin diye! Bu da Türkiye’nin hoşuna gidebilir. Hâlbuki bu bir tuzaktır!

 

Aynı oyunu Saddam Hüseyin’e de yapmadılar mı? Saddam’ı darbeyle iş başına getirdiler, güçlendirdiler. İran’la 8 yıl savaştırdılar. Bize de aynısını yapmak istiyor olmasınlar?

 

“KAVGANIN SIRASI DEĞİL”

 

Şu anda Sünni-Şii kavgası yapmanın sırası değil!

 

Ehl-i Sünnet ile Şia arasındaki ilmi bir takım meseleler, tartışmalar vs. ilim adamları arasında olmalıdır. Halk ilim adamlarının işine karıştırılmamalıdır. Herkes kendi kafasına göre konuşursa bilgi kirliliği olur. İran’da şöyleymiş, Kuran’ı inkâr ediyorlarmış, Kuran onlara göre eksikmiş, onlarda başka Kuran varmış gibi yalan dolan haberlerle halkı dolduruyorlar. Bu tür yalanlar Sünni-Şii çatışması çıkarmak için uydurulan laflardır. İran’da da Sünnilerin aleyhine başka şeyler söyletiyorlar.

 

Gerek Ehl-i Sünnet gerekse Şia, her iki taraf da, bu oyunun farkında olmalıdır.

 

Gerek Türkiye’nin idarecileri gerek İran’ın idarecileri bu oyunu bozmalıdır. Bu, tarihi bir vazifedir. Türkiye, Irak’ta yanlış yaptı. Suriye’de ise hem Türkiye hem de İran yanlış yaptı. Bari bir yanlış daha yapmasınlar, Ehl-i Sünnet-Şia çatışmasını engellesinler. İran ve Türkiye’nin yöneticileri sık sık görüşmeli ve bu tuzağı bozmalıdırlar. Güzel mesajlar vermelidirler. Türkiye de artık oradaki savaşa gizli gizli silah göndermeyi bırakmalıdır!

 

İran da zalim Beşşar Esad’ı desteklemeyi bırakmalıdır! Hem zalim hem de kâfir! Artık Beşşar Esad desteklenmemelidir! Türkiye ve İran yakınlaşmalı ve bu oyunu bozmalıdır.

 

MEZHEP ÇATIŞMASI İSTİYORLAR

 

Tarihi bir oyunla karşı karşıyayız.

 

Eğer bu kavga; devletler arasında bir savaşa dönüşürse, Sünni-Şii savaşına dönerse, bu daha büyük belalara sebep olur. İş daha da büyür.

 

Burada Türkiye’ye ve İran’a büyük bir görev düşüyor.

 

Gerek Türk gerekse İran medyasına büyük görev düşüyor. Türk medyası Şia’nın aleyhinde, İran medyası da Ehl-i Sünnet aleyhinde görüntüler yayınlamayı bırakmalıdır. Ateşe benzinle gidilmemelidir. Bu davanın çilesini çekmemiş, bu durumu anlamayan gazeteciler -masa başı kahramanları, masa başı silahşörleri- oturmuş kendi kendine İran aleyhinde yazılar yazıyorlar, İran şöyle, İran böyle diye...

 

Sen kime hizmet ediyorsun? İran’ın yanlışları olduğu gibi Türkiye’nin de vardır.

 

Kime hizmet ediyorsun? Sürekli Şia aleyhinde propaganda yaparak kime hizmet ediyorsun?

 

Aynı gazeteci, hem “Sünni-Şii çatışması meydan getirmek istiyorlar” diyor hem de İran aleyhinde bir sürü yazılar yazıyor. Sen de bu tuzağa gelmişsin demek ki. Ne dediğini bilmiyorsun. Hem böyle bir tuzak var diyor hem de İran aleyhinde döktürüyor veya İran’daki bir gazeteci Türkiye hakkında döktürüyor. Gerek idareciler gerekse de medya çok daha sorumluluk sahibi olursa bu oyun bozulabilir. Aksi takdirde Ortadoğu daha da kötü hale gelecek!

 

Furkan Haber

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler