25 Ocak 2020 Cumartesi Saat:
23:47
07-11-2015
  

Şüphesiz Sonunda Zafer Bizim Olacaktır!

Müslümanlar, İsrail'in 1982'deki saldırısı karşısında ne yaptı...

Facebook da Paylaş


 

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, Direniş alimlerinin Filistin’e destek toplantısında video konferans yoluyla ile bir konuşma yaptı.

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın konuşmasının satır başları:

 

- Filistin'de şu anda Filistin halkının tarihi açısından yeni bir aşamaya tanık oluyoruz. Direniş, mücadele, devrim, intifada ya da adına her ne denirse densin.

- Fisitin'de yaşananlar, yüksek bir ruhiye ve ilerici bir cihattır. İrade edildiği zaman inisiyatifler ortaya çıkıyor; cihadın, intifadanın ve direnişin sürdürülebilmesi için araçlar bulunabiliyor.

- Bu yeni intifada siyonistleri ve tüm dünyayı şaşkınlığa uğrattı. Filistin'in her yerine dağılmış İsrail casusları böylesi bir durumu öngörmüyordu.

- Bu intifada, ümmeti bir kez daha Filistinliler karşısındaki sorumluluklarıyla karşı karşıya bıraktı.

- Herkes biliyor ki İsrail, sadece siyonistlerin projesinin sonucu değildir. Bu rejim, bir uluslararası iradenin sonucu olarak bizim bölgemizin kalbine ekilmiştir. Bu rejim hala başta ABD'den ve Batı'dan olmak üzere her alanda uluslararası desteğe sahiptir.

- Filistin meselesinde zahiren iki taraf bulunmaktadır. Bir tarafta kabinesiyle, ordusuyla, güvenlik örgütleriyle yerleşimcileriyle Filistin ülkesini işgal eden siyonist düşman yer almaktadır.  Diğer tarafta ise Filistin halkı, direniş grupları, siyasi örgütleri ve Filistin içindeki ya da dışındaki Filistin halkı bulunmaktadır.

- İsrail, tüm bölgeyi ve İslam ümmetinin kültürünü, kaynaklarını ve uygarlığını hedef alan projenin sembolü ve temsilcisidir.

 

- "Bu sorun Filistinlilerle İsraillilerin sorunudur. Bu sorunu Filistinlilerin kendilerinin halletmesi gerekir. Biz de inceleriz ve onlara nasıl yardım edebileceğimize bakarız" gibi sözler bir bahanedir. Bu sözler zayıfların ve gericilerin sözleridir.

- İslam ümmeti Filistinlilere vekaleten İsrail'le savaşmıyor. ÜBu ümmet kendine vekaleten savaşıyor. Ümmetimiz kendini ve kutsallarını savunuyor. Mescid-i Aksa ve Kudüs sadece Filistinliler için mi kutsal? Bunlar İslam'ın kutsalları değil mi?

-İsrail, her türlü para desteğine, ekonomik desteğe, silah desteğine teknoloji desteğine, siyasi desteğe ve medya desteğine sahip. Dünyanın herhangi bir yerinde bir ses yükseldiğinde derhal bastırılıyor. Bugünlerde el-Meyadin televizyonuna bunu yapıyorlar.

- İsrail kendisine destek verilmesinin tüm dünyanın görevi olduğuna ve kimseye hiçbir minnetinin olmadığına inanıyor. Çünkü onlara göre dünyanın menfaati için bölgeyi savunuyor.
İsrail, İran'la yapılan nükleer anlaşmadan dolayı Amerika'dan 5 milyar dolar talep etti. Bu alanda her fırsatı kullanıyor.

- Umutsuzluğa kapılmadan çözüm yolu ve sebep değerlendirmesi peşinde olmalıyız. Çünkü savaş devam ediyor; bu, komutanlarla, belli gruplar veya nesillerle sınırlı değil. Bu savaş tüm ümmetimizi ilgilendiren tarihi bir savaştır ve biz bu alandaki sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz.

İslam ümmetinin Filistin meselesine yaklaşımı olumsuz ve yenilmiş bir yaklaşımdır. Bazıları "Ümmetimiz şu an Lübnan'da, Suriye'de, Yemen’de, Afganistan'da, Pakistan'da vb. meselelerle meşgul. Herkes kendi sorunlarıyla meşgul" diyor. Ama beş yıl öncesine kadar bu ülkelerin çoğunda herhangi bir şey yoktu. Son savaşlar, tehditler, mezhepçilik ortamı oluşmamıştı. Direniş grupları şimdi olduğu gibi bazı meselelerden dolayı suçlanmıyordu. İnsanlar oturuyor İsrail ise onların gözlerinin önünde Filistin'de ve Lübnan'da savaşıyordu. Sadece Suriye, İran ve başka yerlerdeki direnişçiler Filistinlilere destek oluyordu.

- Müslümanlar, İsrail'in 1982'deki saldırısı karşısında ne yaptı? 1996'da Lübnan'a yönelik Gazap Üzümleri saldırısına ne karşılık verdi? Kana'daki mülteci kampında gerçekleşen katliam sırasında ne yaptı? Büyük Arap ve İslam dünyası dayanışmasından söz ediyoruz. 2006'daki Temmuz savaşı sırasında ne yaptılar?

- 2008'deki Gazze saldırıdan son savaşa kadar Arap ve İslam dünyası neredeydi? Elbette belli bir kesim saygın bir tutum takındı, mali siyasi ve askeri yardım gönderdi; ama bu 1.5 milyarlık Müslümanlar düşünüldüğünde bu sayı son derece sınırlıydı.

- Bazıları, İsrail'i bir tehlike olarak görmüyor. Onlara göre İsrail yalnızca Filistin için bir tehlikedir; "Lübnan, Suriye, Ürdün, Mısır için bir tehlike değildir" diyor. Sadece devletler değil, sıradan halkın ve aydınların birçoğu da bu görüştedir.

- Bir diğer mesele, dost ve düşmanın tanınmasında yanlışa düşülmesidir. İran ve İsrail meselesi bu konu için açık bir örnektir.

- Bugünkü duruma bakınca insan rahatsız oluyor. Yıllar önce on binlerce mücahit savaşçı Afganistan'a Sovyet işgalinden kurtarmak için gitti. Bu yolda devletler ve halklar büyük masraflar ve bedeller ödedi. Tüm İslam dünyasında her türlü araç bu kişiler için seferber edildi. Peki bu iş neden Filistin için yapılmıyor? Acaba Afganistan, Filistin'den daha mı kutsaldı?

- 2003'ten beri Irak'ta halkı, mescitlerini, hüseyniyelerini, kiliselerini hedef alan intihar saldırılarını görüyorsunuz. Bunun benzerlerini Suriye'de, Afganistan'da, Pakistan'da, Lübna'da Nijerya'da, Yemen'de ve diğer ülkelerde yapılanların yanına koyarsanız facianın derinliğini anlarsınız.

- Arap devletleri ve basını, İsrail'e karşı galeyan yaratmak yerine aksi yönde adım atarak Filistin halkını düşman, hasım ya da sevilmemesi gereken insanlar olarak gösteriyor. Filistinlilere ve Filistin direnişine en büyük desteği veren Suriye, İran, Irak, Yemen ve Bahreyn halkıydı. Ama bugün bu ülkeler üzerindeki komplo planlarına bir bakın.

- Filistin halkı on binlerce şehit vermiş, binlerce genci zindanlarda bulunan bir halktır. Çoğu vatanının dışında mülteci durumunda olan bir halktır. Filistin halkının bu insani ve cihadî boyutu her hal ve dönemde doğru bir şekilde anlatılmalıdır.

 

- Ben, şunu öneriyorum. Bir çerçeve oluşturulsun, bu çerçeve içerisinde alimler araştırma merkezleri, direniş grupları, aydınlar toplansın, sorunlar konusunda fikir paylaşsın ve çözümler üretsin. Biz bu sorunların üstesinden gelebiliriz. Belki tüm ümmeti bu mücadeleye dahil edemeyebiliriz; ama en kötü şartlarda bile ümmetin beşte birini Filistin meselesine ortak edebiliriz.

- Son olarak tekrar intifadaya destek talep ediyorum. Bunu her türlü ihtilaf ve çatışmadan uzak olarak istiyorum. Belki şu an Filistin'i özgürleştiremiyoruz; ama siyonist düşmanı Mescid-i Aksa'dan uzak tutabiliriz. Biz Allah'a inanıyor ve güveniyoruz. Onun direnişçilere yardım vaadinin doğru olduğunu biliyoruz. Şüphesiz bu işin sonunda zafer bizimdir.

 

Ehlader HABER

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler