21 Eylül 2018 Cuma Saat:
17:12
06-02-2018
  

Süvarili Fitneciler Dört Nala...

Daha önce Ehl-i Sünnet havariliğine soyunup Müslümanları Ehl-i Sünnet üzerinden kutuplaştıran Cüppeli Ahmet bu defa da Afrin üzerinden halkın sayıp sevdiği ilim ve kanaat önderlerini hedef aldı.

Facebook da Paylaş

 

 

 

Din Şarlatanlığı yapmadığı gün olmayan Cüppeli Ahmet bu sefer Ehl-i Sünneti birbirine kattı. 

 

Dini, bir ticaret kaynağı ve anlattığı masallarla bir hayal ürünü gibi lanse eden din şarllatanı Cüppeli Ahmet Alevi ve Caferi vatandaşlara ataşmaktan yorulmuş olacak ki; bu sefer de Ehl-i Sünnet Alimlerine göz dikti.

 

Zeytin Dalı Harekatı elbette Türkiye için sınır dışı olması, uluslararası arenada tarafların ikna edilmesi ile gerçekleştirilen bir operasyon olması yönüyle askeri olduğu kadar Türkiye'nin siyasi gündemimin de ürünü olan bir operasyon. 

 

Yapılan nihayetinde güney sınırlarımızın güvenliğini sağlayan ileri vadede ülkeye dönüşleri olacak askeri bir operasyon...

 

Karşımızda milli seferberliği gerektirecek Birinci Dünya Savaşında olduğu gibi devletler olmadığı gibi bölgesel herhangi bir devlet de yok. Amerika, İsrail ve Haçlı Batı'nın taşeron olarak kullandığı terör örgütleri bulunuyor.

 

Hükümet ve ordumuz tam bir dayanışma içinde operasyonu gayet başarılı bir şekilde yürütürken ne oldu ise oldu: Cüppeli Ahmet ile İhlas Medya'nın holiganlarını bir seferberliktir aldı. İşi o derece ileri götürdüler ki birçok din alimi bile hain damgası yemekten kurtulamadı.

 

  

 

Türkiye ilginç bir şekilde fikri mücadele de başarı gösteremeyip zaafa uğrayan bir tarafın karşı tarafı hain ilan ederek susturma faaliyetine şahit oluyordu.

 

Zaten Kutlu Doğum üzerinden İhlas ile İsmailağa cemaatinin el birlikDiyanet'e ve alimlere saldırılarına şahit olmuşken aynı işbirliğinin devam ettiğini görmek bizi pek de şaşırtmadı.

 

Önce Mustafa İslamoğlu'na bel altı vuruşlarla Afrin fırsatçılığı yapıldı. İslamoğlu'nun 2002'de o günlerde herkesin eleştirdiği "Garibanların cepheye sürülüp bol bol şehitlerin verildiği ama uzmanların neden cephe gerisinde kaldığına dair yaptığı konuşma" suçmuş gibi Afrin operasyonu ile ilişkilendiriliyordu. Oysa son yıllara kadar PKK ile askeriyenin içindeki FETÖ ve Ulusalcı kanat işbirliği halinde bile bile mehmetçiğimizi cepheye sürüp şehit olmasından mutlu oluyordu.

 

  

 

  

 

Ardından hızını alamayan tarikat bağımlısı İhlas ve İslamailağacılar fırsatı değerlendirme babından kendilerine rakip gördükleri Mehmet Okuyan ile Caner Taslaman'ı da işin içine kattılar. Sanki memlekette tüm ilahiyatçılar ve kanaat önderleri  Afrin'e destek açıklaması yapmış da sadece Mehmet Okuyan, Caner Taslaman ile Mustafa İslamoğlu çekince koymuş ya da karşı çıkmış gibi gün boyu ahlaksızca bir kampanya yürütmeye başladılar.

 

 

Cübbeli Ahmet ile İhlasçıların Mustafa İslamoğlu ile Mehmet Okuyan'ın ilmi karşısında acizliklerini, ilmi yetersizliklerini ve cevap veremeyişleri nedeniyle karın ağrılarını bir noktaya kadar anlamak mümkün. Lakin o da ne!

 

Günün ilerleyen saatlerinde sevilen sayılan hocalarımızdan Nurettin Yıldız tasavvufçuların hedefinde idi. 

 

Hani Mustafa İslamoğlu, Mehmet Okuyan, Caner Taslaman dinihaber.com İhlasçı ve İsmailağacı gruplara göre "hadis inkarcısı, vahhabi, selefi, mealci..." idi. Bu nedenle Ehli Sünnet dairenin dışında idiler. Kendileri dışındakileri tekfir etmenin yeni adı muarızları EHLİ SÜNNET olmamakla itham etmek.

 

Ehli Sünnet dairenin sınırlarını hadislere saygı ile belirleyen bu iki taife hadis konusunda en ufak eleştirisi bile olmayan Nurettin Yıldız'ı neden hedef almış ve Afrin üzerinden vurmaya kalkışmıştı.

 

İşte dananın kuyruğunun koptuğu yer tam da burası idi. 

 

 

Daha önce defalarca duyurduğumuz gibi İngilizlerin kurduğu veliler ordusu Tasavvuf adı altında Türkiye'ye operasyon çekiyordu. Nerede halkı uyaran, geleneksel anlayışı sorgulayan, akıl ile vahyi birleştiren, tarikat ve tasavvufun kirli yüzünü ortaya çıkaran, yapılan tüm darbelerin arka planında tasavvuf ve tarikatların olduğunu söyleyen her kim var ve bu yapılara teslim olmuyorsa bir şekilde MÜRTED, HAİN, VAHHABİ, SELEFİ, HADİS İNKARCISI, Şİİ, İRANCI... ilan ediliyordu.

 

Nurettin Yıldız Hoca da bu yapıya teslim olmayan ve dik duran şahsiyetlerden idi. Hadis konusunda duyarlılığı sözde EHL-İ SÜNNETÇİ geçinen şer çevrelere yetmemiş olmalı ki Nurettin Yıldız'ı da isteyenmeyen adam ilan etmeken geri durmamışlardı.

 

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler