18 Ağustos 2019 Pazar Saat:
10:25
29-06-2015
  

Toplumda Alimin Konumu

Din adamının görevi konusunda tarihi bir dönüm noktası yaratan isim, imam Humeyni'ydi...

Facebook da Paylaş



 

Ehlader Araştırma Bölümü


 

Şehit Beheşti'nin, şehit Mutahhari'nin şehadet yıldönümü dolayısıyla yaptığı konuşmadan kesitler;

"Bugün değerli kardeşimin şehadet yıldönümü dolayısıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Gerçi son günlerde gelişen bazı olaylar bu gelişmelerle ilgili konuşmayı gerektiriyor, ancak bir görev olarak burada din adamlarının toplumdaki rolü ve konumu hakkında konuşmak istiyorum. Kanımca değerli bir din adamı olan şehit Mutahhari'nin anma töreninde de dinadamlarının rolü hakkında konuşmak daha uygun olur.


Burada din adamından söz ederken benim bakış açım sınıfsal bir bakış açısı değil, köklü bir mesele olup islam toplumu ile doğrudan ilgilidir. Yani bu sözler İslam Cumhuriyetimizle ilgilidir ve toplumun tüm kesimlerini ilgilendirir.

 

Din adamları yıllar ve hatta asırlar öncesinden beri toplum üzerinde büyük rolleri ve köklü etkileri olmuştur. Din adamları, asil islam dinini topluma anlatmakla görevlidir. Din adamları sözü, ameli, irtibatı, hidayeti, uyarısı ve fazileti ile halkı iyi ahlaka davet etmeli ve toplumun genel ahlakını kötülüklerden arındırmalıdır.

 

Merhum Ayetullah Brucerdi'nin vefatından sonra, Ayetullah Mişkinî ve Ayetullah Şirazi ile birlikte Ayetullah Gulpaygani'nin huzuruna gittik. Kum ilimler merkezinde ahlakî değerlerin ve nefsi arınmanın öncelikli ve daha etkin olması için neler yapmamız gerektiğini tartıştık..

 

Din adamları halka hizmet etmeli ve sorunlarının çözümüne yardımcı olmalıdır. İnsanlar, din alimlerinin hem dünya hem ahiret adamı olduğunu iyice anlamalıdır. Çünkü islam, dünya ve ahiret dinidir. İslam inancında dünya ve ahiret ayrı değildir. Bu dünya amel yeri ve ahiret mükafat ve ceza yeridir. Bu dünya ekilecek bir tarala ahiret ise ektiklerimizi toplama yeridir. Dünya sadece namaz ve ibadetten ibaret değildir. Namaz ve ibadetin dinin özü olduğu doğrudur ancak bu dinde halka hizmet etmek de vardır. Din adamları ne kadar çok halka hizmet ederse görevini bir o kadar iyi yerine getirmiş olur. 

 

Din adamları topluma sokulmaya çalışan sapık düşüncelere karşı halkı aydınlatmalıdır. Nitekim bugüne kadar hep öyle olmuştur. Din adamları sapık düşünceleri gördükleri her zaman ve mekanda halkı uyarıp asıl  kurtarıcının öz İslam olduğunu ifade etmiştir. Bu konuda din alimleri sapık düşünceye kapılanları cezbetmeye çalışmalıdır. Çünkü konuşarak, dışlamaktan daha etkilidir.

Din adamları zulüm ve zalimle mücadele etmelidir. Zalim ve zorba bir rejiminin kalıntılarını devlet kurumlarında veya toplumda gören her alim zulme karşı savaşmalıdır. Alimler, bu savaşta uzun bir süre dil ve söz silahını kullandı. Çünkü toplumumuzun kültürü, okumaktan ziyade dinleme kültürüdür. Okuma ve yazma düzeyi artmaya başlayınca alimler de ellerine kalem aldılar.

 

Din alimleri halk arasına karışmalı ve onlarla birlikte yaşamalıdır. İmam Humeyni'nin de vurguladığı gibi din adamlarını toplumdan ayıracak hareketlerden kaçınmak lazım. Sözünün etkili olmasını istiyen alim, halkla içli dışlı olmalı ve onların gönlünde yer almalı.

 

1962'de seçkin bir din alimi ortaya çıktı ve din alimlerinin görevinde yeni bir dönem başlattı. O zamana dek alimler, ikiye ayrılıyordu; siyasete karışanlar ve siyasetten kaçanınlar. Siyasi bir kimliğe sahip alimlerin sayısı oldukça azdı. Din adamlarının çoğunluğu siyasetten uzak durmayı tercih ediyor ve hatta bunu daha takvalı ve faziletli olma işareti sayıyordu.

 

Evet, din adamı tüm görevleri yerine getirmelidir, ancak söz burada noktalanmıyor. Din adamı, geniş siyasi mücadelenin öncüsü olmalı ve gerekirse çatışmadan bile kaçınmalıdır. Ancak bu şekilde mükemmel bir din adamı olunabilir. Biz din adamları kendimizi Peygamberin (s.a.a) halefi saymıyor muyuz? Biz, imam Mehdi'nin (a.s) halefiyiz, demiyor muyuz? O zaman nasıl siyasi sorumluluk gibi ağır bir göreve göğüs germiyoruz? Din adamı siyaset ve mücadele adamı da olmalıdır.

Din adamlarının görevi konusunda tarihi bir dönüm noktası yaratan isim, imam Humeyni idi. Neden 1977-78 yıllarında din adamlarının toplum içindeki değeri yükseldi? Neden alimlerin toplum içindeki etki alanı genişledi?  Birçok din alimi camilerden çıkarak gösterilere katıldı, camiler mücadele üsslerine dönüştü. Sloganlar camilerde hazırlandı ve kısacası camiler esas konumuna ulaştı.

Şimdi gündeme gelen yeni soru, din adamlarının bugün nasıl bir rol ifa etmeleri gerektiğidir. Buna cevap verirken şöyle diyebiliriz:

 

Öncelikle din adamları tüm eski görevlerini korumalıdır. Kalemleri eskisi gibi etkin ve yetkin olmalı, genç alimler daha etkili hitabet ve yazılar için çaba harcamalıdır.

 

Din adamları daima manevi, ahlakî, siyasi ve sosyal alanlarında kendini göstermeli, gençlerin ne gibi kitaplar okuduğunu ve ne gibi sorular sorduğunu bilmelidir. Bir din adamı toplumdan birkaç gün, bir ay ve hatta bir yıl önde hareket etmelidir. Oturup yarın halk için sorular doğuracak meseleleri konuşmalı ve gereken cevabı hazırlamalıdır.

 

Din adamı herkese örnek olmalı ve halkla olan irtibatını korumalıdır. Kandırılmış ve saptırılmış gençlere bir baba gibi yaklaşmalısını bilmelidir. Eğer böyle davranırsanız yarınlar sizlerin olacaktır..."

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler