02 Aralık 2020 Çarşamba Saat:
17:35
10-09-2020
  

Türkiye-İran İlişkileri Ve Sünni-Şii Çatışması Efsanesi!

Jerusalem Post: İran-Türkiye İlişkilerinin ısınması Sünni-Şii çatışmasının bir efsane olduğunu gösteriyor.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

 

Jerusalem Post Gazetesi, Seth Frantzman'ın kalemiyle düştüğü bir notta 8 Eylül’de İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhanî’nin Türk mevkidaşı olan Recep Tayyip Erdoğan’la yapılan video konferansını yorumladı. Video konferans toplantısının yorumunda; Tahran ve Ankara’nın, Amerika ve İsrail’e karşı ortak zıtlıklarından dolayı, son yıllarda her zamankinden daha fazla birbirlerine yaklaştıklarını yazdı.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhanî'nin başkanlığında Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyi'nin 6'ncı toplantısı video konferans yöntemiyle gerçekleştirildi. 

 

Kaleme alınan notun başında, Ruhanî ve Erdoğan arasında internet üzerinden dün yapılan bu karşılıklı görüşmeye Türk devlet medyasının azami dikkat ettiğine atıfta bulunarak: 

 

“Onlar (İran ve Türkiye) birçok bölgesel meselelerde ortak dünya görüşüne sahipler. Onlar [Terörist] gruplara karşı giderek daha fazla işbirliği yapıyorlar.” dedi.

 

Batı Asya bölgesindeki Sünni-Şii çatışma modelinin geçtiğimiz on yıllarda geliştiğini ve bölgenin iki grup için farklı kamplara böldüğünü iddia eden Jerusalem Post analizini şöyle yaptı:

 

“Fakat İran ve Türkiye’nin yükselişi sırasında, sıcak ilişkilerinin olduğu görüşünün aksine analistler, düşünürler ve siyasi uzmanlar Ortadoğu'nun Sünni ve Şii üslerine bölünmesi hakkında konuşup durmaktalar. "

 

Notun yazarı sözlerine şöyle devam etti:

 

"Tahran ve Ankara'daki [toplantılardan] çıkan sonuç, ancak hiçbir şekilde Farsların Osmanlılar aleyhinde olduğu veya Şiilerin Sünnilere karşı olduğu [iddiasını] çağrıştırmıyor. Aksine, Türkiye bugün İran'ı kucaklıyor ve ortak bölgelerde sorunlara olası çözümler bulmak için İran ile müzakere etmeye çalışıyor."

 

Jerusalem Post daha sonra Erdoğan’ın, İran-Türkiye Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin altıncı oturumunda "İran ile Türkiye arasındaki diyaloglar birçok bölgesel sorunun çözümünde önemli bir rol oynadı." sözlerine yer verdi.

 

Gazete yazının devamında, bazı batı politikacılarının bu görüşü yanlış yorumladığını ve Türkiye'nin İran'a karşı onlarla doğal bir müttefik olduğu ve mezhebi farklılıklardan dolayı bu alandan faydalanılabileceğini söyledi ve ekledi:

 

“Her şeye rağmen Türkiye ve İran her ikisi de İsrail ve Suudi Arabistan’a son derece düşmandırlar ve zaten Ankara’nın Amerika’ya karşı düşmanlığı da gün geçtikçe artmaktadır."

 

Malezya'daki İslam ülkeleri zirvesine atıfta bulunan Frantzman, "Türkiye, İran, Katar ve Malezya ortak İslamî bir para biriminin kurulması ve İslam dünyasının sorunlarına başka çözüm yolları bulma konusunu görüştüler." dedi.

 

"Türkiye de aynı İran’ın yaptığı gibi sık sık İslam Ümmetinden bahsediyor ve her iki ülke de Mescid-i Aksa'nın kurtarılmasını istiyor."

 

İran-Türkiye görüşmelerinin Batı Asya'daki sorunların çözümünde önemli rol oynadığını vurgulayan Erdoğan, evvelsi gün yaptığı açıklamada, "Bu salgının (Covid-19) ortadan kaldırılmasıyla işbirliğimizin eski seviyelere döneceğine inanıyorum." dedi.

 

Türkiye ve İran arasındaki toplantının ardından bir de ortak bildiri yayımlandı.

 

Bildiride, "PKK/PJAK ve diğer terör örgütlerine karşı ortak operasyonlar dâhil adım atmanın her iki ülkenin sorumluluğunda olduğu", "ikili ticaret hacmindeki azalmanın tersine çevrilmesi için yeni ekonomik iş birliği alanlarının geliştirilmesi taahhütleri" ifadeleri yer aldı.

 

Bildiride, "Güçlü siyasi iradelerinden beslenen iyi komşuluk ilişkilerini daha da geliştirme konusundaki kararlılıklarını yinelemiş ve ikili ilişkilere dair kararların ortak çıkarlar temelinde etkin bir şekilde uygulanması yönündeki kararlılıklarını ifade etmişlerdir. Covid-19 salgınına ilişkin olarak vatandaşlarına gerekli tıbbi hizmetlerin, ilaçların, malzemelerin sunulmasında daha hazırlıklı olunmasını teminen salgınla mücadelede daha yakın istişare ve iş birliğinin önemini vurgulamışlardır" denildi.

 

Taraflar bildiride şu kararlara imza attı:

 

* "Ekonomik iş birliğinin daha da ilerletilmesi, ikili ticaret hacminin artırılması, Covıd-19’un yarattığı ekonomik sınamaların aşılması amacıyla, 28'inci Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı'nı, salgının yarattığı şartlar göz önünde bulundurulmak suretiyle mümkün olan en kısa zamanda gerçekleştirme isteklerini ifade etmişlerdir. Tercihli Ticaret Anlaşması'ndan ortak çıkarlar temelinde tam olarak yararlanılmasının, anlaşmanın kapsamının genişletilmesinin ve her iki ülke iş adamları için yatırım ortamının iyileştirilmesinin önemini vurgulamışlardır. Halklar arası temasların daha fazla teşvikini teminen, Covid-19'un yarattığı risklerin bertaraf edilmesinin akabinde turizm ve kültür alanlarında iş birliğinin daha da güçlendirilmesinde mutabık kalmışlardır. Enerji sektörünün önemine vurgu yaparak, ortak fayda temelinde bu alanda iş birliğinin sürdürülmesinin önemini teyit etmişledir."

 

* "Suriye ihtilafının Astana formatı çerçevesindeki tüm anlaşmalar doğrultusunda ve BMGK’nın 2254 sayılı kararıyla uyumlu bir siyasi süreç yoluyla çözüme kavuşturulabileceğine dair inançlarını teyit etmişlerdir." 

 

* "İsrail-Filistin ihtilafının kapsamlı, adil ve kalıcı çözümüne sarsılmaz desteklerini vurgulamışlar, bu bağlamda, başkenti Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devletinin kurulması ihtiyacını yinelemişlerdir. Üçüncü ülkelerin Filistin Davasını zayıflatma girişimlerine karşı Filistin'e desteklerini ifade etmişlerdir. Afganistan’da sürdürülebilir barışın ve istikrarın, ancak gerçek anlamda Afgan öncülüğünde ve sahipliğinde olacak siyasi çözüme yönelik bir barış süreciyle sağlanabileceğini vurgulamışlar ve böyle bir çözüme desteklerini beyan etmişlerdir. İki ülkenin birlikte üye olduğu BM, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı (CICA), Gelişen Sekiz Ülke (D-8) gibi uluslararası örgütler çerçevesindeki işbirliğinin önemini vurgulamışlardır.

Parlamentolararası Birlik (IPU), Asya Parlamenterler Asamblesi (APA), İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) gibi bölgesel ve uluslararası parlamenter örgütler çerçevesinde ikili işbirliğinin teşvikini teminen iki ülke yasama organları arasındaki etkileşimin kolaylaştırılması yönünde iyi niyetlerini ifade etmişlerdir."

 

 

Ehlader HABER

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler