18 Kasım 2017 Cumartesi Saat:
12:03
28-11-2016
  

Ya Nebi, Şu Halime Bak!

Ne bitmez olsa tahammül, onun da bir sonu var...

Facebook da Paylaş

 

Yâ Nebî, şu hâlime bak!

Nasıl ki bağrı yanar, gün kızınca, sahranın;

Benim de ruhumu yaktıkça yaktı hicranın!

Harîm-i pâkine can atmak istedim durdum;

Gerildi karşıma yıllarca ailem, yurdum.

 

“Tahammül et!” dediler... Hangi bir zamana kadar?

Ne bitmez olsa tahammül, onun da bir sonu var!

Gözümde tüttü bu andıkça yandığım toprak;

Önümde durmadı artık, ne hânümân, ne ocak...

 

Yıkıldı hepsi... Ben aştım diyâr-ı Sûdân’ı,

Üç ay “Tihâme!” deyip çiğnedim beyabanı.

Kemiklerim bile yanmıştı belki sahrada;

Yetişmeseydin eğer, yâ Muhammed, imdada:

 

Eserdi kumda yüzerken serin serin nefesin;

Akar sular gibi çağlardı her tarafta sesin!

İrâdem olduğu gündür senin irâdene ram,

Bir ân için bana yollarda durmak oldu haram.

 

Bütün heyâkil-i hilkatle hasbıhâl ettim;

Leyâle derdimi döktüm, cibâli söylettim!

Yanıp tutuşmadan aylarca yummadım gözümü...

Nücûma sor ki bu kirpikler uyku görmüş mü?

 

Azâb-ı hecrine katlandım elli üç senedir...

Sonunda alnıma çarpan bu zâlim örtü nedir?

Beş altı sineyi hicran içinde inleterek,

Çıkan yüreklere hüsran mı, merhamet mi gerek?

 

Demir nikaabını kaldır mezâr-ı pâkinden;

Bu hasta ruhumu artık ayırma hâkinden!

Nedir o meş’ale? Nurun mu? Yâ Resûlallâh!...

 

Mehmet Akif ERSOY

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler