19 Kasım 2017 Pazar Saat:
23:42
26-01-2016
  

Yaşamayan Müçtehidi Taklit Etmek

Ölü müçtehit a'lem olduğu takdirde, onda baki kalmanın hükmü nedir?

Facebook da Paylaş
 
 
Soru: İmam Humeyni'nin vefatından sonra her hangi bir müçtehidi taklit eden birisi tekrar İmam'a dönebilir mi?
 
Cevap: Mercilik şartlarını taşıyan diri bir müçtehitten ölü müçtehide dönmek ihtiyaten caiz değildir; ama diri müçtehit mercilik şartlarını taşımazsa ona rücu edişi batıldır. Böylece ölü müçtehidin taklidinde baki kalmış olur. Dolayısıyla yine onda baki kalabileceği gibi, isterse taklit edilmesi caiz olan bir başka müçtehidi taklit eder.
 
Soru: İmam Humeyni'nin sağlığında bulûğa erdim ve onu taklit ettim. Ancak; taklit meselesini hakkıyla anlamış değildim. Şimdi ne yapmalıyım?
 
Cevap: İmam Humeyni'nin sağlığında ona taklit ediyor ve amellerini onun fetvalarına göre yapıyorduysan, bazı meselelerde bile taklit etmiş olsan, tüm meselelerde onun taklidinde baki kalabilirsin.
 
Soru: Ölü müçtehit a'lem olduğu takdirde, onda baki kalmanın hükmü nedir?
 
Cevap: Ölü müçtehidin taklidinde baki kalmak her surette caizdir, farz değildir. Ama; yaşamayan a'lem müçtehidin taklidinde baki kalmakla ihtiyat terk edilmemelidir.
 
Soru: Ölü müçtehitte baki kalmak için, a'lem müçtehitten izin almak gerekir mi? Yoksa herhangi bir müçtehitten izin almak yeterli midir?
 
Cevap: Ölü müçtehitte baki kalma meselesinde a'lemi taklit etmek farz değildir. Bu fakihlerin ittifak ettikleri takdirdedir.
 
Soru: İmam Humeyni'nin taklit eden bir şahıs, İmam'dan sonra bazı meselelerde başka müçtehide rücu etmiş ve şimdi o müçtehit de vefat etmiştir. Bu adamın görevi nedir?
 
Cevap: Bir önceki taklit merciinde baki kalabilir. İkinci müçtehide rücu ettiği meselelerde de isterse baki kalır, isterse diri müçtehide geçebilir.
 
Soru: İmam Humeyni'nin vefatından sonra, onun ölüde baki kalınamayacağına dair fetvasının olduğunu sanarak diri bir müçtehidi taklit ettim. Şimdi yeniden İmam Humeyni'ye geçebilir miyim?
 
Cevap: Tüm meselelerde başka bir müçtehidi taklit ettikten sonra İmam Humeyni'ye dönemezsin. Ancak diri müçtehidin fetvasına göre a'lem olan ölü müçtehitte baki kalmak farz ise ve sana göre de İmam diri müçtehitten daha a'lem ise İmam'ın taklidinde baki kalman farz olur.
 
Soru: Tek bir meselede bazen diri a'lem müçtehide, bazen de ölü müçtehide, görüşleri farklı olduğu halde rücu etmem caiz midir?
 
Cevap: Ölü müçtehitte baki kalmak caizdir. Ancak ondan diri müçtehide geçtikten sonra yeniden ölü müçtehide rücu etmek doğru (caiz) değildir.
 
Soru: İmam Humeyni'yi taklit edenlerin onda baki kalmaları için diri müçtehitten izin almaları mı gerekiyor? Yoksa taklit mercii müçtehitlerin çoğunluğunun ölüde baki kalmanın caiz olduğuna fetva vermeleri yeterli midir?
 
Cevap: Zamanımızdaki ulemanın ölüde baki kalmayı caiz bilmeleri hususundaki ittifaklarına dayanarak, İmam'da baki kalmak caizdir. Bu konuda belirli bir müçtehide rücu etmek gerekmez.
 
Soru: Mükellefin, müçtehidin hayatında amel ettiği veya etmediği meselelerde o öldükten sonra taklidinde baki kalmasının hükmü nedir?
 
Cevap: Tüm meselelerde hatta amel etmediği meselelerde bile ölü müçtehidin taklidinde baki kalmak caizdir.
 
Soru: Ölü müçtehitte baki kalmanın caiz olduğu esasına göre teklif çağına ermeden o müçtehidin fetvalarına uyanlar için de aynı hüküm geçerli midir?
 
Cevap: Hatta baliğ olmadan bile taklit ederse, müçtehit hayatta iken taklit tahakkuk bulduğu takdirde baki kalmasının sakıncası yoktur.
 
Soru: Bizler İmam Humeyni'yi taklit ediyoruz; onun vefatından sonra onun taklidinde baki kalmışız. Ama istikbar ve tağutlarla mücadele döneminde yaşadığımızdan hükmünü bilmediğimiz yeni meseleler ortaya çıkıyor; bu yüzden bütün şer'î meselelerde size rücu etmeye ihtiyaç duyuyoruz, sizi taklit edebilir miyiz?
 
Cevap: İmam'da baki kalmanız caizdir. Şimdilik ondan dönmeniz için hiçbir sebep yoktur. Ancak, yeni çıkan bazı meselelerde ihtiyaç duyulursa, bizimle yazışabilirsiniz. Allah sizi kendi rızasına muvaffak kılsın.
 
Soru: Mükellef; başka bir müçtehidin, taklit ettiği kendi müçtehidinden daha a'lem olduğunu anlarsa görevi nedir?
 
Cevap: İhtiyaten farz olarak farklı olan fetvalarda a'lemliği bilinen müçtehidi taklit etmelidir.
 
Soru: Mükellef hangi durumlarda taklit ettiği müç-tehitten başka bir müçtehide geçebilir?
 
Cevap: İkinci müçtehit daha bilgili olur ve fetvası birinci müçtehidin fetvasıyla farklı olursa farz ihtiyat gereği ikinci müçtehide geçmelidir. Ancak eğer ilimde eşit olurlarsa ihtiyat gereği geçmek caiz değildir.
 
Soru: A'lem müçtehidin fetvası zamana uygun olmaz veya onun fetvasıyla amel etmek zor olursa a'lem olmayana geçilebilir mi?
 
Cevap: Sadece fetvaları zamana uymuyor bahanesiyle veya onun fetvalarına uymak zor olduğu için a'lem müçtehitten başkasına geçmek caiz değildir.
 
Soru: Mukassır cahil kimdir?
 
Cevap: Cahil olduğunu bilen ve cahilliğini giderme yollarını da bildiği ve buna gücü yettiği halde onu gidermeyen kimsedir.
 
Soru: Kasır cahil kimdir?
 
Cevap: Cahil olduğunu veya cahilliğini gidermenin yollarını bilmeyen kimsedir.
 
Soru: İhtiyat-ı farzın manası nedir?
 
Cevap: Yani bir işi ihtiyat olarak yapmak veya terk etmek farzdır.
 
Soru: Fetvalarda gelen "işkâllıdır" (sakıncalıdır) tabiri haram olduğunu mu belirtmektedir?
 
Cevap: Yerine göre değişir. Eğer bir şeyin caiz olmasında sakınca olursa yapılmasının haram olduğunu gösterir.
 
Soru: "Sakıncalıdır", "müşküldür", "sakıncadan uzak değildir", "sakıncası yoktur" tabirleri fetva mıdır, ihtiyat mı?
 
Cevap: "Sakıncası yoktur" tabiri fetva, diğerleri ihtiyattır.
 
Soru: "Caiz değildir" tabiriyle "Haramdır" tabirinin farkı nedir?
 
Cevap: Amelde hiçbir farkı yoktur.
 
(Ayetullah Hamanei'nin Fetvaları)
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler