14 Ağustos 2020 Cuma Saat:
11:55

Yusufiye Mesnevisi I. Bap VII. Fasıl

05-07-2020 23:42


 

 

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yusuf'un Kuyudan Çıkışı
 
 
 
Yusuf için gelir yine bir demde Cebreîl
söyler ki burda n'etmedesin ey civan oğul
 
"Kardeşlerim bu dar yere atmış" demiş beni
"Çıkmak diler misin ki korur kollarım seni"
 
Yusuf demiş ki "Rabb'ime ait iradesi
Çıkmam için yeterli onun "çık" ifadesi"
 
Söyler ki sen bu sözle çağır ey kulum demiş
Ben böylelikle kurtarırım" böyle istemiş"
 
Sormuş "nedir o şanlı dua?", söylemiş: "de ki:
"Allah'ım isterim sana mahsus hamd ki
 
Minnet koyan ve hiçten eden halk yer-göğü
Şanın ve büsbütün keremin şanlı mâliği
 
Gönder Muhammed, âl-i Muhammed için salat
Hâlimden et çıkış bana takdîr, ver necat"
 
Etrâflarda var kuyunun, kaybeden yolu
Bir kervanın adamları, eşyâsı hem kulu
 
Kaybeyleyince yol dediler var mı bir bilen 
Bilmezdiler nasıl gidilir yol ve öğleden
 
Söylerdiler devam edelim biz ilerleyip 
Artık çıkış için yine yoldan devam edip
 
Artık göründüğünde yakınlarda bir kuyu 
İsterdiler ki dinleneler çünkü yol boyu
 
Yorgunluğun yüküyle uzun yol tutardılar
Artık sonunda yükleri içten atardılar
 
Kardeşler önceden yine anlaştılar ki biz
Bir yolla şimdi Yusuf'u sattırmak isteriz
 
Artık gidip de göz atacak olsa bir şahıs
Bizler için ki bitse tereddütlü bunca his 
 
Ölsün mü söyleriz ya da kalsın mı söyleriz
Bitsin mi isteriz ya da gitsin mi isteriz
 
Şem'un gider de bekçilik etmek için çöle 
Ancak dilerdi içte ki Yusuf çabuk öle
 
Bakmış ki geldi kafile Midyan'lı toplumun 
Bir kervanıydı yorgunu olmuştu tüm yolun 
 
Tam Yusuf'un içinde o anlar bulunduğu 
Bir tuzlu suyla orda tanınmış olan kuyu
 
Malûm olunca onlara söylediler ki biz
Sahrâda gezginiz nice müddet ki çâresiz
 
Bir dinlenip bu yerde suyundan içer isek 
N'olur ki bir sefer bunu bizler dener isek?
 
Onlar çekince ip ile Yusuf tutar biner
Kervancı çağrılır o da attan çabuk iner
 
Birlikte çektiler yine kuvvetle bir ipi
Oğlan çocukla karşılaşıp pek güzel tipi
 
Seslendiler ki: "müjde! Bir oğlan çocuk bakın
Siz saklayın değerli bu, kaybetmeyin sakın"
 
Şem'un hemen çağırdı bütün on karındaşı
Tez geldiler ki derdiler: "ey kervanın başı!
 
Bizler meğerse bir köle kaybetmişiz ki bu
Elbet odur ki saklanıyormuş bulup kuyu
 
Daim arar idik onu ey ehl-i kâfile 
Ancak sürekli bizle berâberse nâfile
 
Biz satmak isteriz onu almak dilerseniz 
Memnun olup onunla bu çölden giderseniz"
 
Kervancı Mâlik ibn-i Za'ir pek inanmadı 
İlk önce geldi Yusuf'a sorsun ki kanmadı
 
Yakub'un oğlu geldi ki Şem'un adındaki 
Yaklaştı sonra Yusuf'a dersin demiş ya ki
 
Etmez isen kabul seni biz öldürüp gidip
Yakub babam da sevgiyi tahsisimiz edip
 
Artık elinden öylece herkes de kurtulur
Kardeşlerin de böylece artık rahat bulur
 
Kervancı hiç soruşturamaz neyledin deyip
Biz, fazla asi oldu o dem sonra söyleyip
 
Artık kapatsa mevzuyu açmaz demez kelam"
Yusuf demiş: "nasıl deseniz öyledir, tamam!"
 
Öldürmeyin yeter ki bir an çaresiz beni
Hiç istemem uzaklığı Hak'tan hak etmeni!
 
Söyler ki "ben, evet köleyim, doğru söylüyor
Mâlik de: "öyledir o zaman mutlakâ" diyor
 
"Artık sorar ki kaç para istersiniz meğer"
"Söyler ki yirmi dirheme biz râzıyız eğer
 
Pek ilgimiz de yok ona terkeylesin yeter
Yoktur cihanda bir köle bundan olan beter"
 
Satmıştılar o yerde güzel yüzlü Yusuf'u 
Derler ki: "bağla sonra yaşarsın teessüfü
 
Bir gün bakarsın öylece elden kaçıp gider
Zira bu çok kaçan biri, hırsızlık ehli" der
 
Zincirle bağlayın onun el hem ayakların
Hiç böylelikle çiğnemesin yol yasakların
 
Mâlik de böylelikle hemen bağlamış onu
Ardınca çattığında vedalaşmanın sonu
 
Yusuf inip de gözden uzak söylemiş ki: "siz
Yakup babamla hoş geçininn çünkü şimdi biz
 
Dargın da olsak ehl-i risâlet soyundanız
Hiç öğrenilmesin işe ortak bulunmanız"
 
Vermiş Levi'den aldığı söz yol sükunete
Yol vermemiş gönülde bir anlık husumete 
 
Yol aldığında kâfile baktıkça arkadan
Şaşmış sorup da Mâlik: a oğlan ne anbean
 
Endişe eyliyorsun o toplum cefa sana
Eyler iken neden düşüyor hep vefa sana
 
Ben hiç gözümle baktığım anlarda onların
Bir görmedim vefasını var içlerinde kin
 
Ancak ki hiç önemsemiyorsun bu işleri
Nefret içindedir yine hattâ gidişleri
 
Yusuf demiş ki: "kendime vermem ben öncelik
Onlarla bir ev içre yetişmişken üstelik
 
Bir evde hep edeple konuşmak-düşünmeyi
Yazmak ve hem de hat okumak öğrenen neyi
 
İster ki saygı duymak için hane ehline?
Sen bakma bunların bu zamanlarda cehline"
 
Mâlik beğendi böyle cevaplar işitmeyi
Sürdürdü kervanıyla yol ardınca gitmeyi
 
Yusuf o kervan içre parıldardı çehresi
Tutmuş bütün gönülleri "Yusuf beğenmesi"
 
Üç gün boyunca hep uykudayken sonunda da 
Çıkmıştı bir üçüncü Muharrem gününde de
 
Yol almadaydı şimdi Mısır yönlerindeki
Serhadde tam da on iki gün önlerindeki
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !