19 Ekim 2018 Cuma Saat:
03:32

Zifiri Karanlığa Sürükleniyoruz ?

30-05-2016 14:11


Microsoft geçtiğimiz aylarda yapay zeka bir robot üretti. Yapay zeka, yani çevreden duyduklarıyla öğrenen, gelişen bir zeka.

Tay isimli bu robot birkaç gün sosyal medyaya bırakıldı. İlk günlerde evrensel değerlere, dünya vatandaşlığına vurgu yapan Tay, birkaç gün içerisinde ırkçı, faşist, cinsel ayrımcı oldu.

Çünkü etraftan ne duyuyorsa, zihni onu kaydediyordu. Sonra dönüp aynı kelimelerle başkalarına hakaretler savuruyordu.

Gidişattan ürken Microsoft projeyi geri çekti. Türkiye’deki tartışma konularına bakılırsa bizim çocuklarımızın durumu Tay’dan farklı değil.

Çünkü ülkede kötülükten başka bir şey konuşulmuyor.

Milyonlarca çocuğun kişiliği, ahlak anlayışı, zihni, insana yaklaşımı günümüz Türkiye şartlarında şekil alıyor.

Günümüz Türkiye’sindeyse hırsızlıktan, yolsuzluktan, cinayetlerden, çocuklara tecavüzden, kadın erkek ayrımcılığında, kadın cinayetlerinden ve savaştan başka konuşulan tek bir konu yok.
Eğitimin durumunu görünce dehşete kapıldım

Çocuklarımız işte bu tartışmaların ortasında büyüyor. Ahlak anlayışları kişilikleri meselelere yaklaşımları bu atmosferde şekil alıyor.

Kötülük, seviyesizlik, ahlaksızlık, karaktersizlik, çıkarcılık siyaseti teslim aldı. Bütün bunlara teslim olan siyaset çocuklarımızı, yaşamımızı, geleceğimizi hayatımızı çürütüyor.

Tek sorun ülkedeki bu atmosfer değil. Daha büyük bir sorunumuz var.

Geçtiğimiz günlerde lise öğrencileriyle sohbet ederken fark ettim: Başarısız olunan dersten sınıfta kalma yok.

Mesela matematik ders notun yüz üzerinden 30, geçiyorsun. Edebiyat ders notun 40, geçiyorsun. Fizik, biyoloji, felsefe… tüm bu derslerden yüz üzerinden kaç alırsa al geçiyorsun. Yani ister öğren, ister öğrenme her şartta sınıfı geçiyorsun.

Biraz araştırdım, eğitimin içinde bulunduğu durumu görünce dehşete kapıldım.

Nasıl olur? Çocukları hiç bir şey öğretmeden mezun etmek… Bir ülkeyi yönetenler o ülkeye böyle bir kötülüğü niçin yaparlar?

Ama yapıyorlar.

Hakikaten nedir amacınız? Başarısız olunan dersten kalmayı kaldırıyorsunuz. Yerine bu işlevi görecek farklı bir sistem de kurmuyorsunuz.
Çocuklar hiçbir şey öğrenmeden mezun oluyor

Böyle yaparak nereye varmak istiyorsunuz?

Çocuklarımız; matematik, fizik, kimya, biyoloji, edebiyat, Türkçe, felsefe öğrenmeden okullardan mezun oluyorlar.

Tüm bu dallarda eğitim almamış bir çocuk hayatta nereye varabilir? O çocukların gelecekte söz sahibi olacağı bir ülke, bu dünyada nasıl var olacak? Öğretmeden mezun ettiğiniz çocukların üniversite sınav sonuçlarına baktınız mı?

Geçen yıl mezun olan 912 bin öğrenci, üniversite sınavında resmen dökülmüşler.

Türkçede 40 sorudan ancak 19.31’ine, fen bilimlerinde 40 sorudan ancak üç soruya, matematikte ise 40 sorundan ancak 7.9 soruya doğru cevap verebilmişler.

Görünen o ki çocuklar hiçbir şey öğrenmeden mezun oluyor.

Türkiye’nin en iyi üniversitelerindeki hocalarla konuşuyorum. Üniversite öğrencilerinin durumu ayrı bir felaket.

Hocalarda derin bir umutsuzluk var. “Öğrenci kalitesi o kadar düştü ki ders anlatamıyoruz, çünkü anlamıyorlar.” “Bırak herhangi bir bilgiyi Türkçe cümle kuramıyorlar” diye hocalar feveran ediyor.

Tekrar sorayım: Hakikaten eğitimi bütünüyle yok ederek nereye varmak istiyorsunuz?

Bir taraftan “Medeniyet”, “Büyük Türkiye” gibi laflar ediyorsunuz, diğer taraftan ülkeyi bütünüyle çökertecek işler yapıyorsunuz.

Niçin yalan söylüyorsunuz? Niçin süslü laflarla halkı kandırırken gerçekte bir ülkeyi yaşanmaz kılacak işler yapıyorsunuz? Ağzınızı her açtığınızda “Milletimiz” diyorsunuz. Fakat oyunu aldığınız, size gönül vermiş insanlarınkiler de dahil hepimizin çocuklarının hayatını yok ediyorsunuz.

Yoksul insanlar sırf çocuklarını okutmak için bin bir zorluğa katlanıyorlar. Kendilerinin ulaşamadığı yaşam şartlarına çocukları ulaşsın diye yemiyorlar, içmiyorlar onları okutmaya çalışıyorlar.

Fakat siz onların bu çabasını, bu fedakarlığını, bu çilesini büyük bir vicdansızlıkla boşa çıkarıyorsunuz. O çocukları ailelerinden daha ileri bir cehalete ve bunun neticesinde gelecek yoksulluğa mahkum ediyorsunuz.

“İslamcılık, İslamcılar cehaletten beslenir” deniliyordu da inanmıyorduk.
Derinlerden çürüyoruz

Hakikaten cehaletten mi medet umuyorsunuz?

İktidarınızı ayakta tutmak, yıllarca bu ülkeyi kendi çiftliğiniz gibi yönetmek için çocuklarımızın hayatıyla mı oynuyorsunuz?

“Eğitimsiz, cahil, tartışmayan, itiraz etmeyen, aklını kullanamayan, soru sormayan insanları pespaye bir din anlayışı ile istediğimiz gibi yönetiriz” hesabı mı yapıyorsunuz?

Amacınız bu değilse peki ne?

Eğitimi niçin gözden çıkardınız? Çocukların hiçbir şey öğrenmeden mezun olmalarını niçin dert etmiyorsunuz? Bu felaket tablosunu düzeltmek için neden bir şey yapmıyorsunuz?

Yolsuzluğun, hırsızlığın, tecavüzün, çatışmanın, hakaretin, zevksizliğin, kişiliksizliğin, karaktersizliğin, ahlakı olmayan bir dindarlığın hızla yayıldığı bir ülkede şekil alan, büyüyen milyonlarca çocuk üstelik eğitim almadan hayata atılıyor.

O ülke nasıl ayakta kalacak? Söyler misiniz, nasıl? Sadece bunlar değil. Doğu’da 500 bin çocuk bir yıldır okula gidemiyor.

Ülkemizdeki Suriyeli çocukların durumu zaten ayrı bir felaket. Söyler misiniz Allah aşkına gelecekte bu çocukların söz sahibi olduğu ülke nasıl bir ülke olacak?

Muhalifiyle, iktidar mensuplarıyla bu sorun hepimizin sorunu.

Bu, siyasi bir tartışma değil, geleceğimiz. Derinlerden çürüyoruz. Ülkemiz zifiri karanlığa teslim oluyor.
Çocuklarınıza sahip çıkın

“Benim çocuğum kolejde okuyor nasıl olsa ben bundan etkilenmem” diyerek kendimizi, çocuğumuzu kurtaramayız.

Çünkü ülkenin kaderini esaslı bir eğitim almadan hayata atılan çoğunluk belirleyecek. Ve onların belirleyeceği ülkede hepimiz yaşıyoruz.

Kaderimiz onların elinde. Bu da demektir ki sorun bizim sorunumuz.

Çocuklarınıza sahip çıkın. Çocuklarınızı kendi iktidarından başka hiç bir şey düşünmeyen bu vicdansızların insafına bırakmayın.

 


LEVENT GÜLTEKİN

[email protected]

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !