08 Nisan 2020 Çarşamba Saat:
02:41
21-05-2016
  

Zuhur; Nasıl ve Nereden?

Hz. Mehdi (a.s) dönemi, adaletin ve dinin yayıldığı, "Dünya Barışı"nın yerleştiği dönemdir...

Facebook da Paylaş

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Cevad Muhaddisi

 

Dünya seni görmek için hasretle kanat çırpıyor,

Gel, gel, insanların senden başka arzusu yoktur,

Sen kendin, kendi zuhurunu Allah'tan dile,

Bu bahçede senin renginde ve kokunda hiç bir kırmızı gül yoktur. [1]

Sonuçta, kutlu müjde gerçekleşecek, ama nasıl ve nerede?

Rivayetlerin bildirdiğine göre zuhurun eşiğinde Mübarek Ramazan ayında gökten semavi bir ses çıkacak ve herkes bunu işitecek. Onun dostları, önceden belirlenmeyen bir gecede hareket edip, sabah erken vakitte Mekke'de hazır olacaklar ve Hazret'i görmek için hep bir ağızdan Hüseyin'i (a.s) anıp "Ya Lesarati'l-Hüseyn" (Ey Hüseyn'in kanını isteyen) şiarıyla koşuşacaklar.

İmam tarafından kendisine "Nefsi Zekiyye" ismi verilen ve mesajı Mekke halkına duyurmakla görevli özgür bir adamı, Kâbe'nin yanı başında şehit edecekler.

Ehlibeyt'in haksızlığa uğradığını bütün insanlığa duyuracak. Bütün insanları, yeryüzünde Adalet yönetimi kurmak için kendisini desteklemeye davet edecek.

Onun yanında yer alan yakın dostları ona biat (itaat sözü ) verecekler. Bu harekete büyük bir topluluk destek verecek. Mekke'den başlayacak olan bu hareket on bin askere ulaşacak. Onun kıyamı silahlı olacaktır. "Kılıçla ayaklanma" şuna işarettir ki; onun işi bir duyuru veya kültürel bir hareket değildir. Aksine güç, silah ve adalet taraftarlarının desteğiyle insanların istediği "adaletli dünya arzusu"nu gerçekleştirmektir. Hicaz'a hâkim olan yönetim yıkılacak. O bölge hızla İmam'ın yönetimine girecek. İmam, Mekke ve çevresinin yönetimine dürüst bir adamı atayacak ve Medine'ye doğru yoluna devam edecek. Onun daha sonraki güzergâhı Irak'tır. Kufe onun döneminde eski konumuna kavuşacak ve onun önemli karargâhı ve hükümetinin merkezi olacaktır. Orada Cuma namazını kılacaktır. Gerçekten, Mehdi (a.c) devletinin başkenti ne görkemlidir! Ve İmam-ı Zaman ile birlikte "Büyük Kufe Mescidi"nde namaz kılmak ne tatlıdır!

Sahtekâr ve zalim Süfyanî sultasını yıkmak ve Şam'ı mukaddes devrimin beşiği yapmak için hareketin bir sonraki adımı Şam yönüne doğru olacaktır. O zaman büyük bir ordu ile Kudüs ve Filistin'e yürüyecektir. "Mescid-i Aksa" da peygamberlerin emanetlerini ve hatıralarını açığa çıkarıp sunacak. Gerici Süfyanî güçler, İmam'a karşı çıktığında mağlup olacak ve İmam zafer kazanmış olarak Filistin'e girecektir.

İşte orada İsa Mesih (a.s.), İmam Mehdi'ye (a.c) biat et-mek için gökyüzünden yere inecek. Hak cephesine ve İmam Mehdi'nin (a.c) dünya hareketine destek verecek. Onun dünya liderliğini pekiştirmek için Hazret'in arkasında namaz kılacak. Bu tavır, dünya Hıristiyanlarının İmam-ı Zaman'ın çağrısını kabul etmelerinde çok etkili olacaktır.

Adım adım İmam Mehdi'nin (a.s) hâkimiyeti dünyaya yayılacak. Mısır'a yürüyecek, yeryüzünü adaletle tanıştıracaktır. Çin'i, İstanbul'u ve Roma'yı fethedecek. Kaleler ve surlar açılacak, Hakk'ın muhaliflerinin direnişi kırılacaktır.

Bütün bu aşamalarda Allah'ın melekleri özel yardımlarıyla Hazret'e yardım edecek. İlâhî yardımla Hz. Mehdi (a.s), tevhid ve adalet saçan devletinin temellerini bütün dünyaya sağlam olarak yerleştirecektir. Onun sömürgeci güçlere karşı gelişi ve devletinin özellikleri daha sonra anlatılacaktır.

Hiç şüphesiz, Hz. Mehdi (a.s) devleti dönemi, adaletin ve dinin yayıldığı, "Dünya Barışı"nın yerleştiği dönemdir. Zulüm görmüşler ve fakir bırakılmış olanlar kurtuluşa, özgürlüğe ve yeryüzü liderliğine erişecekler. Uzun gaybet döneminde kimse onu görmezken artık onu görmeyen göz kalmayacak. Herkes nerede olursa olsun onu görecek ve işitecektir. Onun güzel ismi ve etkili emirleri her tarafta etkin olacak.

Uzun bir zamandan sonra unutulmuş ve terkedilmiş olan hak ve adalet parlayacak. O kutlu gün ve o kutlu İmam gelecektir.

Elinde bir demet gonca ile yoldan gelecek,

Gül ile dolu bir zamanda ansızın gelecek.

O gün, son gündür, bekleyişin ömründen,

Kışın sonu, ilkbaharın başlamasıdır.[2]

Hz. Muhammed'in (s.a.a) sünnetini canlandırmak güç bir iş olduğu hâlde Hz. Mehdi'nin (a.c) kıyamıyla bu gerçekleşecek. Bütün dünya onun emirlerine boyun eğecektir. Zaten ismi "Kaim" olana da bu yakışır.

Sensin, senin adındır denizleri coşturan sır,

Yolunun tozu olmak, denizlerin arzusudur.

Hangi Cuma, Bu Cuma mı? Sonraki Cuma mı?

Gel artık, denizlerin selâmına cevap verme vaktidir.

Zuhurunun güneşinden, dalga dalga, gazeller

Hep denizlerin gümüş dudaklarının terennümüdür,

Dünya ırmakları gibi son sözüm şudur:

Öyle biriyim ki benim İmamım, denizlerin imamıdır.[3]


 
-----------------------------------------------------------------------------------------
[1]- Gafurzade (Şafak).
[2]- Cafer İbrahimi, (Şahid).
[3]- Pojek Saferi.

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler