18 Ocak 2022 Salı Saat:
16:04
01-06-2012
  

?Gelin Canlar, Bir Olalım!? Paneli

Ankara?da yapılan ?gelin canlar bir olalım ? panelinin açılış konuşmasını Ehdav başkanı Ali Yeral yaptı.

Facebook da Paylaş

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ankara'da yapılan “gelin canlar bir olalım “ panelinin açılış konuşmasını Ehdav başkanı Ali Yeral yaptı. Yeral konuşmasında şunlara değindi:
 
Sayın kanaat önderlerim, saygıdeğer katılımcılar, basınımızın güzide temsilcileri, tarihte ilk defa gerçekleştirdiğimiz “Gelin Canlar Bir Olalım!” panelimize hoş geldiniz, şeref verdiniz efendim. Bendenizin sunacağı bu metin, Akdeniz Bölgesindeki Alevi dernek ve vakıflarımızla beraber ortaklaşa olarak hazırladığımız bir metindir. Toplantımızın gündemi; özellikle son zamanlarda başta Ülkemiz olmak üzere, İslam dünyasında bir anda baş gösteren dini, mezhebi, kavmi, siyasi, coğrafi ve sosyal alanlardaki tehlikeli kamplaşmalara dikkat çekmek, Müslümanların zenginliklerine el koymak için, emperyalistlerin İslam dünyasını yeniden şekillendirmeğe çalışmalarının önünde durmak, bu tehlikeli gidişata dur demek ve tesis edilecek kardeşlik duvarına temel taşını koymak için, duyarlı Ehl-i Beyt kurum ve önderleriyle bir araya gelmeyi tarihi bir sorumluluk gördük. Bu vesileyle hepinizi Hak – Muhammed – Ali aşk-ı muhabbetiyle selamlıyor, davetimize icabet edip bizlere destek vermek için buraya kadar teşrif ettiğiniz için de hepinize şükran ve hürmetlerimizi sunuyoruz.
 
Değerli canlar, kendisine müntesip olmakla büyük onur ve gurur duyduğumuz Emirul müminin Hz. Ali Efendimiz; “Ey Malik, insanlara şefkatli davran ki, onlar iki çeşittir; ya dinde kardeşin ya da yaratılışta eşindir” buyurmaktadır. Yine Onun kutlu yolunun yolcularından biri olan H. Bektaşi-Veli, erenlerine; “incinsen de incitme.” demektedir. Biz Aleviler, bu kutlu düsturlar gereği şahadet kelimesi getiren herkesi İslam kardeşimiz, geriye kalan dini – ırkı – rengi ne olursa olsun, herkesi de insan kardeşimiz olarak bildik ve bağrımıza öyle bastık. Ama tüm bunlara rağmen, dost düşman, yakın – uzak herkes bilir ki; biz Ehl-i Beyt taraftarları, tarih boyunca sürekli farklı muameleye tabi tutulduk, ötekileştirildik ve Rafızî olarak görüldük. 
 
Hızlarını alamayan bazı gözü dünmüş saray şeyhülislamları da bizim hakkımızda; “ehl-i bidat”, “sapık fırka”, “dört hak mezhep dışı” ve“cehennemlik” fetvasını bile verdiler. Bu kadarıyla da yetinmeyen zalim yöneticilerin çoğunluğu tarafından da asırlar boyunca her coğrafyada itildik, kakıldık, sövüldük, dövüldük, yakıldık, asıldık, kesildik… Ama İslam'la insanlık tarihini inceleyenler bizleri daima; Ümeyye'nin karşısında Hz. Haşim'in, onun oğlu Harb'ın karşısında Hz. Abdulmuttalip'in, onun oğlu Ebu Süfyan'ın karşısında Hz. Muhammed'in (s.a.a), Ebu Süfyan'ın eşi Hind'in karşısında Hz.Hamza'nın, Hind'in oğlu Muaviye'nin karşısında Hz. İ. Ali'nin, Muaviye'nin oğlu melun Yezit'in karşısında da İmam Hüseyin'in (a.s) safında sayı ve kuvvet farkına bakmadan tereddütsüzce yer aldığımızı görür.
 
Biz Ehl-i Beyt taraftarları; Alevi, Caferi, Nusayri, Şii, Bektaşi, Kızılbaş,  Tahtacı, Fellah gibi isimler altında bölünüp parçalanma ve Yüce İslam dinimizden çirkin bir aforoz siyasetiyle karşı karşıyayız. Bu münasebetle, yukarıda sayılan isimler altında biz Alevilere yapılan her türlü çirkin iftirayı gerçek sahiplerine iade ediyor ve bu kötü niyetli Emevi zihniyetini de şiddetle kınıyoruz. 
 
Buradan bir kez daha hem Türkiye'ye hem de tüm dünyaya ilan ediyoruz ki; ne kadar farklı isimler koyarsanız koyun, ne kadar bölmeğe çalışırsanız çalışın, bizler Hz. Ali ve Ehl-i Beyt Aşkıyla yoğrulmuş tek bir yürek ve tek bir toplumuz. Hepimiz insanız, hepimiz Müslüman'ız, hepimiz Alevi'yiz!
 
Sünniler de şüphesiz bizim din kardeşimiz ve dini, dili, ırkı ve ideolojisi ne olursa olsun diğer tüm toplumlar da bizim kardeşimizdir. İnsanlık düşmanlarıyla inancını Ehl-i Beyt'le onların onurlu âşıklarının kini üzerine inşa etmiş sakat Emevi zihniyetinden başka, bizim hiç kimseyle sorunumuz olmadı, olmayacak da! Zira biz tarih boyunca hiç kimseyi asmadık, yakmadık, kesmedik! Allah'ın yerlerle gökler genişliğindeki Cennetini de babamızın çitliği gibi görüp, bizden olmayanların oraya girişini yasaklayan iğrenç fetvalar vermedik! Çünkü biz, tüm dünyayı büyük bir aile olarak gördük ve bilfiil yaratılanı Yaratandan ötürü sevdik ve bağrımıza bastık.
 
Sayın Ehlibeyt dostları, son olarak samimiyetle diyoruz ki; mevcut gidişat hayra alamet değildir. Birileri artık bu ülkenin Alevi gerçeğiyle yüzleşmeli, Alevileri 2. - 3. sınıf azınlık vatandaşı görmekten vazgeçmeli, Alevilerin bu vatanda yolcu değil de hancı olduklarının gerçeğini içlerine iyice sindirmeleri gerekmektedir. Bundan böyle başta Alevilik olmak üzere, hiçbir inancın TV ile sanal âlemde polemik konusu edilmesini istemiyor ve de kabul etmiyoruz. 
 
Sözlerimizi Derviş Yunus'un veciz bir beyit ile noktalıyoruz:
 
Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için,
Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim.
 
                                                                                                                                                                                                                                 EHDAV Gen. Bşk. Ali YERAL
 
 
Ehlader Kültür-Araştırma
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !