08 Aralık 2021 Çarşamba Saat:
18:15

Akıl ve Şeytan

25-11-2021 11:35


 

 

 

 

 

 

 

 

Bismih-i Teâla

 

 

İmam Ali'nin (as) Nehcü’l Belağa’da insanların perişanlığını beyan etmesinin anlamı?

 

"Allah insanlardan ahit aldıktan sonra, birçok insan verdiği sözden döndü. Ahde vefa etmeyerek perişan oldu. Onlar Allah'ı hakkıyla tanıyamadı. Haddi aşarak O’na eş koştular. Şeytanlar insanların Allah’ı hakkıyla tanımasına engel oldular. Birçok insanı Allah'a kul ettirmemek, O'na itaat ve ibadet yaptırmamak için istedikleri yöne yönlendirdiler. Birçok insan Şeytanların sözlerini kabul ederek Allah'tan uzaklaştı."

 

İmam Ali (as) geçmişten günümüze ve bugün insanların birçoğunun neden Allah'ı hakkıyla tanıyamama ve O'ndan uzaklaşma nedenlerini beyan etmektedir.

 

Şeytanların (amaç İblis ve onun yeryüzündeki batıl sistemler, zalim yönetici, yeryüzünde fesad üreten ve insanları günaha teşvik eden avaneleridir. Bazen vesvese, bazen fitne ve bazen de direktifleriyle dünyadaki tüm nefsani çıkarları uğruna baskı, zulüm, gasp, tecavüz, katliam, cinayet ve farklı farklı korku tünelleri yaratarak, insanların birçoğunu Allah'tan uzaklaşmaktalar.

 

İnsan zelil ve onursuzca köleleşmeyi kabul ederek, insani değerini kayıp etmektedir.

 

İnsan ne kadar cahil, ahdine vefa etmeyen akıldan yoksun zalim bir varlıktır. Burada bir önceki yazıda arz ettiğim “ADALET, ÖZGÜRLÜK ve BAĞIMSIZLIK” özelliği ortaya çıkıyor.

 

Allah! Ey insan Adil ol, bana verdiğin sözde ahdine vefa et ve Şeytanlara uyma, ama insanların birçoğu Allah'a verdiği sözden dönerek ahdini kırmakta, Şeytanlara itaat etmekte, adaletsizlik yaparak kendine en büyük zulmü etmektedir.

 

Allah! Ey insan ben seni Özgür yarattım, Şeytanlar senin en büyük düşmanındır. Onlardan uzak dur. Ama insanların birçoğu Şeytanların direktifleriyle nefsinin esiri olmuştur.

 

Allah! Ey insan ben seni Bağımsız ve Onurlu yarattım kimsenin kölesi ve bağımlılığı olma, ama insanların birçoğu iradelerini kayıp etmiş ve Şeytanların kölesi olmuş ve onurlarını yitirmiştir.

 

Allah insana iki hüccet "Delil, yön veren" bahşetmiştir. Harici (dış) ve Dâhili (iç) hüccet. Harici hüccet peygamberlerdir. Onlar Allah'ın vahiy emrini getirip açıklayarak risalet görevini yerine getirirler. Dahili hüccet ise Akıldır. Peygamberlerin getirdiği vahiyi Akıl dinler alır, analiz ederek kabul eder ve insanı hak olan Allah'a doğru yönlendirir.

 

Eğer insanın hayatında bu iki Hüccet "yönlendirici" devre dışı kalırsa, insanın kalbi ve ruhu manevi karanlığa gömülür, karanlık ortamı Şeytanların cirit alanıdır.

 

Akıl risaletin getirdiği vahiy ile bütün karanlıkları devre dışı bırakarak aydınlık ve nura götürür.

 

Risalet ve Akıl nuruyla aydınlanmış bir kalp ve ruha Şeytanların musallat olması mümkün değildir.

 

İmam Ali'nin (as) "Şeytanlar insanların birçoğunu istedikleri yöne yönlendirdiler" buyruğu: Şeytanların; hayatı Risalet ve Akıl yoksunu insanların karanlığa gömülmesiyle kolayca onlara musallat olur anlamındadır.

 

Tam da burada Şeytan ve avaneleri toplumun dinamizmi olan Z kuşağı yeni nesil gençliğinin Akılını manipüle edip Risalet ve vahiyi soyutlayıp devre dışı bırakarak, sadece beyin gücüne dayalı güç sende, sen her şeyi yaparsın safsatası yaratarak gençliği elde tutmaya çalışmaktalar.

 

Böyle ki durumda en büyük vazife vahiy ilmiyle kendilerini donatmış âlimler, akıl sahibi, akil ve aydın insanlarla beraber el ele fikir birliğiyle yüklendikleri ilahi vazife gereği hakkıyla planlı bir çalışmayla gelecek nesli kurtarma çalışmasını yapmalılar.

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !