16 Mayıs 2021 Pazar Saat:
14:21
30-11-2020
  

Annecim! Peki, Allah’ı Kim Yarattı?

Allah, biz insanlar gibi değildir. Biz sadece bir yerde bulunabiliyoruz ama Allah öylesine kudretlidir ki her yerde olabiliyor. Tıpkı televizyondaki bir konuşmacının bütün evlerde olabildiği gibi..

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Fatime Karanlık İltizar

 

 

Doğdukları ilk andan itibaren bizi yaptıklarıyla her gün şaşkına çeviren, mutlu eden çocuklarımız; bunu bazen ilk adımlarıyla, bazen ilk anne-baba deyişleriyle, bazen secdeye gidip namaz kılışımızı taklit etmeleriyle yapabiliyorlar. Bazen de sordukları sorularla aklımızı durdurabiliyorlar tabii. Hiç beklemediğimiz bir anda, mesela ailecek yemek yerken bir anda;

 

“Anne, baba beni kim yarattı?” “ E.. peki, Allah’ı kim yarattı? ” “Allah nerede?” “Eğer her yerdeyse ben neden onu göremiyorum?” “Allah’ın evi nerede?”vb. daha nice sorular çok bilmiş evladınızın dilinden dökülebilir. Bu soruların genellikle 5-6 yaşlarında çocukların sorabileceği söylense de, uzmanlar günümüzdeki çocukların daha erken yaşlarda da bu soruların cevabını merak ettiklerinin altını çiziyorlar. Peki, ebeveynler olarak bu sorulara nasıl cevap vermeliyiz?

 

Çocuğumuz varoluşla alakalı sorular sormaya başladığı bu dönemde dikkat etmemiz gereken en önemli noktalardan birisi; onların sorularını cevapsız bırakmamaktır. Cevapsız kalan soruların üstü kapanmayacağı gibi çocuklarımızın zihinlerini daha da meşgul edeceğini kesinlikle unutmayalım. Cevaplarımız kısa, sade ve çocuklarımızın yaşına uygun olmalıdır. İmam Ali’nin de (as) buyurduğu gibi: “Cevap çok ve uzun olursa, hak gizli kalacaktır.”[1] (Sorumuz cevapsız kalacaktır.)

 

İkinci olarak dikkat etmemiz gereken konu çocuğumuzun bu soruyu neden sormuş olduğudur. Kimi zaman bazı bireyler Allah ismini uygun olmayan yerlerde ve dikkat etmeden kullanabiliyorlar. Mesela devamlı olarak Allah üzerine yemin edip, her cümlelerinde “Allah’a and olsun!” demeyi kendilerine adet edinmiş oluyorlar. Halbuki bu doğru bir davranış değildir. Böylelikle çocukta, bu şekilde duyduğu Allah ismini merak edip soruyor. Mesela bu durumda yönlendirilen soru, itikadi ve varoluşsal bir soru değildir. Öyleyse çocuğumuzun sorusuna öncelikle biz soruyla cevap vermeliyiz. “Yavrum, ne oldu da Allah’ı tanımak istiyorsun?” Evladımızın bu soruyu neden sorduğunu anlayıp, ilerlememiz daha doğru olacaktır.

 

Dikkat etmemiz gereken başka bir konuysa şudur: Ebeveynler çocukların zihnini Allah’ın zatını düşünmeye yönlendirmemeliler. Mesela çocuğumuz şöyle bir soru yönlendirebilir. “Beni kim yarattı?” “Beni size kim verdi?”Bu soruya cevap olarak Allah seni yarattı dersek; duyacağımız ikinci sorunun “E o zaman Allah’ı kim yarattı?” olacağından emin olabiliriz. Yetişkin bir insanın aklı bile Allah’ın zatını anlamaktan acizken bir çocuğa bu cevabı verirsek, onu çıkmaz soruların içine atmış oluruz. Bunun yerine çocuğumuzun zihninde Allah varlığının oluşmuş olduğunu kabul ederek çocuğumuzla konuşmalıyız.

 

(Allah’ın varlığını, akli delillerle ispat etmek daha büyük yaşlarda konuşulması gereken bir konudur.) İmam Muhammed Bakır (as) ceddi Rasullah’tan (saa) şöyle nakletmiştir:

 

“Dünyaya gelen her bebek pak fıtratında Allah’ı tanıyarak doğar ve büyür. Yani Allah-u Teala’yı kendi yaratıcısı olarak bilir.”[2] Öyleyse çocuklara, Allah’ın sıfatlarından yola çıkarak Allah’ı tanıtmak yapacağımız en doğru davranış olacaktır.

 

Mesela;

 

“Güzel evladım, yüce ve çok merhametli Allah seni ailemize hediye etti. Çünkü o bizi çok seviyor. Bizim mutlu ve güzel bir aile olabilmemiz için seni bize verdi.”

 

Çocuklarımıza hissedebildikleri şeylerle örnekler vermek, başvurabileceğimiz başka önemli kilit noktasıdır. Örnek vermek, akli delilleri anlayabilme hususunda çok büyük yardımcıdır. Kur’an-ı Kerim’de Allah-u Teala  50’den fazla örnek ve benzetme ile bizler için bir çok konuyu açıklamıştır. Öyleyse  “Allah nerede?”sorusuna cevap olarak ‘Allah her yerdedir’ dersek, bizim çok bilmiş çocuklar, tamam diyip arkalarını dönüp gitmezler. “Hımm, eğer Allah her yerde ise; biz niye onu göremiyoruz?” diyeceklerine adım gibi eminim.

 

Öyleyse ‘Allah nerede?’ sorusunu, daha sade ve hissedilebilir örneklerle cevap vermeliyiz.

 

Mesela;

 

“Allah, biz insanlar gibi değildir. Biz sadece bir yerde bulunabiliyoruz ama Allah öylesine kudretlidir ki her yerde olabiliyor. Tıpkı televizyondaki bir konuşmacının bütün evlerde olabildiği gibi ya da gökyüzünün bütün insanların üzerinde olabildiği gibi.”cevaplar verebiliriz.

 

Evladımıza Allah’ı tanıtmak için her fırsatı değerlendirebiliriz. Oyuncaklarıyla oynarken; “Bu oyuncağını çok seviyorsun değil mi? Sana bu oyuncağı, hakkında soru sorduğun ve bizi çok ama çok seven Rabbimiz Allah verdi. Ona teşekkür edebileceğini biliyor muydun?” diyebiliriz mesela.

 

İmam Seccad (as) çocuğun ebeveyn üzerindeki haklarından bahsederken buyuruyor: “Sen çocuğunun güzel bir şekilde eğitilmesinden ve Rabbine yönlendirilmesinden sorumlusun!”[3] Elimizde çocuğumuza Allah’ı tanıtabileceğimiz ve onu zaten yaratılmış olduğu pak fıtrata uygun olarak Rabbine yönlendirebilecek çok fazla fırsat bulunmaktadır.

 

Allah’ın bize verdiği bu güzellikleri ve emanetleri en güzel şekilde yetiştirebilme ve İmam Mehdi’ye yaver edebilme ümidiyle…

 

 

 

 


[1]Nehcû’l Belâğa, Hikmetli Sözler 243

[2]Usul-u Kafi, c. 2 s. 13

[3]Tuhefu’l Ukûl, s.263

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • Elif   01-12-2020 19:34

    Allah razı olsun. Çok faydalandım.Tüm ebeveynlerin bilmesi gereken konular.

  • Yusuf Mutahhari   01-12-2020 09:54

    Kaleminize sağlık. Çok farklı bir bakış açısı ile ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Devamı gelir insaAllah..

Kategorideki Diğer Haberler