27 Ekim 2021 Çarşamba Saat:
01:15
28-11-2017
  

Asya'nın Filistini Tam Bir Kördüğüm

Bangladeş Polisi Myanmar'dan kaçarken denizde boğulan 20 Müslümanın cesedine ulaştı.

Facebook da Paylaş

 

 

Bangladeş, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile Rohingya Müslümanlarının dönüşüne yardım etmesi konusunda anlaştığını açıkladı. Bangladeş Dışişleri Bakanı Abul Hasan Mahmud Ali, yaptığı açıklamada Bangladeş ve Myanmar'ın 600 binden fazla Rohingya Müslümanının evlerine geri dönmesine yardım etme noktasında Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ile anlaştıklarını belirtti.

 

Myanmar'ın Arakan bölgesinde sürdürülen çatışma sebebiyle Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanların geri gönderilmesi ile ilgili Bangladeş-Myanmar arasında imzalanan anlaşmaya göre Rohingya Müslümanları 2 ay sonra evlerine dönmeye başlayacak.

 

Ama ülkelerine döndürülmeleri planlanan Rohingya Müslümanlarının yine aynı şiddetle yüzyüze kalmayacağının garantisi henüz verilmiş değil. 

 

Öte yandan, 25 Ağustos'tan bu yana 600 binden fazla Rohingya Müslümanı Bangladeş'e sığındı. Bangladeş'e sığınan Arakanlılar, kurulan kamplarda binlerce sorunla karşı karşıya kaldı. Arakanlılar, yeni yapılan anlaşmayla kalıcı bir çözüm olacağını umuyor.

 

Arakan’ın ismini dünya, 29 Mayıs 2012'de duydu. O dönem binlerce Rohingya botlarla Naf Nehri'ni geçerek Bangladeş’e ulaşmaya çalıştı. Arakanlı Müslümanların kaçış fitilini ateşleyen olay ise; üç Müslüman'ın, bir Budist kadına tecavüz ettiği iddiasıydı. Bu iddia üzerine çıkan olaylarda yüzlerce Rohingya öldü, binlercesi ülkeden kaçtı.

 

21 Ekim 2012'de Budistler, Arakan eyaletinin başkenti Sittwe çevresinde Müslüman köylere saldırıp ateşe verdiğinde orada bulunan isimlerden biri de, gazeteci - yazar İbrahim Sediyani'ydi. Son zamanlarda yeniden gündeme gelen şiddet olaylarına ilişkin Sediyani, o gün yaşananları şöyle anlatıyor:

 

"Ertesi gün Müslümanlara haber gönderen Budistler, 'Gelin bu sorunu kendi aramızda konuşup halledelim' dediler ve buluşma için adres belirttiler. 23 Ekim sabahı Müslümanları temsilen bir grup, Budistler’in verdiği adrese gitti. Ama olayların başladığı haziran ayından beri bölgede herkesi kapsayan 'sokağa çıkma yasağı' vardı. Müslümanlar can korkusundan dolayı kalabalık bir şekilde randevu yerine gitmeyi akıl ettiler, fakat bu sefer de aylardır 'sokağa çıkma yasağı'nın bulunduğunu unuttular. Müslümanlar randevu yerine gidince Budistler bu kez polis çağırdılar ve 'Bakın Müslümanlar sokağa çıkma yasağını çiğnediler' diyerek şikâyet ettiler. Olay yerine olağanın çok üzerinde kalabalık bir polis ordusu geldi. Müslümanlar polislere, kendilerini buraya çağıranların onlar olduğunu söylediler ancak Budistler bunu inkâr etti. Polis Müslümanları suçlu buldu ve tutuklamak istedi. Müslümanlar buna karşı çıkınca arbede yaşandı. Sittwe çevresinde Müslümanlar’ın ikâmet ettiği 12 köy ateşe verildi. Randevu için oraya gitmiş olan Müslümanlar’ın tamamı boğazları kesilerek katledildi. Katliâmı Budist rahipler ile Myanmar polisi birlikte yaptı."

 

Sediyani, 'Arakan Sorunu'nun 1784 yılına kadar uzandığını söylüyor. Bu tarihte meydana gelen Burma işgali sırasında Arakan'ın iki yerli halkı olan Rohingya ve Budist Raxinelerin oldukça "sıkıntılı" günler yaşadığını ifade eden Sediyani, sözlerine şöyle devam ediyor: 

 

"Burma işgali, İngiliz emperyalizminin bölgeyi işgal ettiği 1826 yılına dek sürer. İngiliz işgali altındaki Arakan’da iki halk birbirine düşman ettirilir. Özellikle Budist Raxineler üzerinde bu düşmanlık propagandaları kolayca taraftar bulur. Öyle ki, daha sonra kurulan ve Myanmar’ı İngiliz işgalinden kurtarmak için mücadele eden Takin Partisi, bu düşmanlığı alabildiğince körükler."

 

Haber Ajansları

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler