14 Ağustos 2022 Pazar Saat:
09:28

Ehad ve Samed İsimlerinin Anlamı

07-02-2021 15:27


 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

 

واحدٌ لامِنْ عددٍ

 

İmam Ali (a.s) buyurur:

 

"Allah'ın birliği adet/sayı birliği değildir."[1]

 

Matematiksel ‘Bir’in Allah'ın Birliğiyle Farkı

 

Matematiksel bir, sıfır ile bir arasındaki küsuratlı sayılardan oluşur, kendisinden küçük sayılara bölünür, Allah-u Teâla ise parçalara bölünmez ve mutlak birdir.

 

İmam Sadık (a.s) buyuruyor ki:

 

انه تعالى شيء بحقيقة الشيئية

 

"Allah-u Teala şeyliğin hakiki manasındaki bir şeydir."[2]

 

Bu hadisin yorumunda diyebiliriz ki, Allah-u Teala dışındaki her şey, şeylerden oluşan bir şeydir, yani parçaları vardır veya parçalara bölünmez olduğu farz edilse bile, en azından dönüşüme uğrayabilen ve bir şeyden başka bir şeye dönebilen bir şeydir. Veyahut en azından hayalde veya gerçeklikte kendisinden başka bir örneği bulunan bir şeydir. Allah-u Teâla ise, gerçek manada şey, yani şeylerden (parçalardan) oluşmamış, bir şeyden başka bir şeye dönüşmeyen, gerçekte veya zihinde bir timsali ve örneği bulunmayan bir şeydir.

 

İmam Rıza (a.s) bu gerçeği şöyle ifade buyurur:

 

"O, şeylere zıt bir şeydir."[3]

 

 

İmam Sadık (a.s) yine buyuruyor ki:

 

من عبد الله بالتوهم فهو كافر
 

"Kim Allah'a tevehhüm üzere (zihindeki bir kuruntuyla) ibadet ederse, işte o kâfirdir."

 

Bu kâfirlik, Allah-u Teâla’ya bilinçli olmadan kuruntu üzere ibadet edenlerde nankörlük, bilinçli olarak bunu yapanlarda ise dini açıdan kâfirlik anlamındadır.

 

İmam Bakır ve İmam Sadık (a.s) buyuruyorlar ki:

 

 ان الله تبارک و تعالی خلو من خلقه و خلقه خلو منه

 

"Allah mahlûkatından, mahlûkat ise Allah'tan boştur."[4]

 

Bu buyruk bize, Samed isminin manasının içi dolu olamayacağını, asıl manasının birçok lügat bilginin belirttiğine göre: "ellezî lâ cevfe lehu" yani "içerisi bulunmayan varlık" olduğunu gösteriyor.

 

Çünkü varlık âlemindeki energetik, maddi, buharlı, sıvı, katı, her şey için, bir şekilde "içerisi" tabiri geçerlidir. Ancak Allah-u Teâla için bu geçerli değildir. İmamlarımız bu ilkeyi anlaşılır bir şekilde ifade etmek için, "Allah mahlûkatından, mahlûkat ise O'ndan boştur" diye buyurmuştur.

 

İmam Ali (a.s) şöyle buyurur:

 

الحمد لله الواحد الاحد الصمد المتفرد الذی لا من شیئ خلق ما کان، قدرته بان لها من الاشیاء و بانت الاشیاء منه

 

"Hamdolsun bir ve tek, Samed (içerisi bulunmayan) ve yegâne olan Allah'a ki, mevcut olanları (başlangıçta) hiç bir şeyden yaratmamıştır. Kudreti onu şeylerden ayırır ve şeyler ondan ayrıdır."

 

Bu hadis şu gerçeğin altını çiziyor ki, Allah-u Teâla’nın yarattığı şeylerin ilk maddesi, onun ezeli kudretinin vasıtasıyla hiç bir terkip ve ham madde kullanılmadan ani olarak yaratılmış ve yaratılanlar hâşâ onun zatından kopan bir parça değildir.

 

İmam Rıza (a.s) buyuruyor ki:

 

 فکل ما فی الخلق لا یوجد فی خالقه، و کل ما یمکن فیه یمتنع من صانعه

 

"Yaratılanlarda olan hiç bir şey, Yaradan'ında bulunmaz ve onlarda bulunabilmesi mümkün olan şeylerin hepsi, onları tasarlayanda bulunması imkânsız olan şeylerdir."[5]

 

 

Not: Arapçada ‘şey’ kelimesi canlı ve cansız olan her şey için kullanılır.

 

 

 

 


[1] el-Beledu’l-Emin c. 1, s. 92

[2] et-Tevhid'den naklen

[3] Uyunu’l Ahbari’r-Rıza, c. 1, s. 266

[4] et-Tevhid, s. 105

[5] Uyunu’l-Ahbar, c. 1, s. 149

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !