01 Aralık 2021 Çarşamba Saat:
06:06
04-12-2020
  

En Çok Rahatsızlık Duyan ABD ve İsrail'dir

Terör ve Güvenlik Uzmanı "Abdullah Ağar" Mehr Haber Ajansı'na verdiği röportajda, İran’ın en önemli nükleer bilimcilerinden Muhsin Fahrizâde'ye yapılan suikastın İran'ın nükleer programıyla ilgili olduğunu söyledi.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

 

İranlı nükleer bilimci Muhsin Fahriâde 27 Kasım Cuma günü Tahran eyaletinin Demavend ilçesine yer alan Abserd şehrinde düzenlenen terör saldırısı sonucu şehit düşmüştü.

 

Bu olayın ardından İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaneî, Fahrizâde'nin şehit edilmesine ilişkin bir mesaj yayınlayarak, cinayetin faillerinin kesinlikle cezalandırılması gerektiğini vurgulamıştı.

 

Konuyla ilgili Terör ve Güvenlik Uzmanı "Abdullah Ağar" ile bir röportaj gerçekleştirildi.

 

1- Bildiğiniz üzere İranlı fizikçi ve bilim insanı Muhsin Fahrizâde geçen Cuma günü düzenlenen bir terör saldırısında hayatını kaybetti. Son yıllarda İranlı nükleer bilim insanlarına bir dizi terör eylemleri yapılmıştır. Siz bu olayları nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

"Muhsin Fahrizâde’nin bir suikasta kurban gitmesi temelde İran'ın nükleer programıyla ilgili. Ama sadece onunla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Çünkü İran'ın içinde bu şekilde komplike bir suikast gerçekleştirmek bir diğer tarafıyla da İran'ın ulus değerlerini baskı altına almakla da ilgili bir boyutu var. Bir diğer tarafıyla tabi tahrik ediyor, çünkü sonuçta İran'ın uluslararası alanda yapmış olduğu bir mücadele var. Bu mücadeleyi bu şekilde tahrik ederek ortaya koymuş olduğu gerekçelerle yeni bir aşamaya, yeni bir safhaya geçmek istiyor."

 

2- İranlı yetkililer ve bazı uzmanlar Fahrizâde suikastının arkasında MOSSAD’ın olduğu kanaatinde. Sizce İsrail’in İran’ın bilim insanlarını hedef almasının asıl sebebi nedir?

 

"Muhsin Fahrizâde suikastının arkasında İsrail'in olduğuna dair en üst makamlardan açıklamalar yapıldı. Yani İsrail'i suçlu gördüklerini ifade ettiler. Elbette ellerinde bir veri olmalı ki bu tarz cümleler kuruluyor. Tabii bun kamuoyuna açıklanır mı? Zannetmiyorum. Ancak sonuçta özellikle Ortadoğu coğrafyasında İran'ın nükleer programıyla ilgili en büyük rahatsızlık duyan İsrail ve ABD ve bir diğer tarafıyla da Suudi Arabistan’dır. Şimdi 22 Kasım'da  Mossad'ın Başkanı Yossi Cohen ve Netanyahu, Suudi Arabistan'a gittiler; orada Muhammed b. Selman ve ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'yla görüştüler. Bu bir kapalı kapı toplantısı değildi. Bir kapalı kasa toplantısıydı. Burada ne konuşuldu açıkçası bilmiyorum ama yani bu suikastın bu toplantıdan sonra ortaya çıkmış olması dikkat çekiyor. Bir diğer tarafıyla da  özellikle ABD'de başkanlığın değişmesiyle birlikte yeni başkanın yönlendirilmesiyle de ilgili bir denklemin parçası olduğunu düşünüyorum."

 

3- Türkiye’de 2006 yılından bu yana ASELSAN ve TÜBİTAK’ta F-16 savaş uçakları modernizasyonu, millî tank, insansız hava araçları gibi önemli projelerde çalışan en az 9 mühendis şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmiştir. Aynı zamanda son yıllarda Tunuslu, Filistinli ve Mısırlı bilim insanlarının suikasta kurban gitmesine tanık oldu. Cinayet faillerinin doğrudan bu ülkelerin teknolojisini hedef aldığını gösteriyor. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?

 

"Evet, Ortadoğu coğrafyasında kendi inisiyatifiyle özellikle savunma sanayinde ortaya konulan gelişmelerin baskı altına alındığı ve bununla ilgili projelerin değişik yollarla akamete uğratıldığı bilinen en azından değerlendirilen bir gerçek.

 

Şimdi burada suikastlar veya işte insanların şüpheli şekillerde hayatlarını yitirmeleri veya intihar etmeleri bir metot olarak gözüküyor ve değerlendiriliyor. Bunlarla ilgili son derece önemli şüpheler var. Bir diğer tarafıyla da süreçler aslında çok daha büyük şekliyle manipüle ediliyor. Yani örneğin Türkiye'de savunma sanayiyle ilgili projelerin FETÖ terör örgütü tarafından çok kuvvetli bir şekilde manipüle edildiği, bu projelerin akamete uğratıldığı ve Türkiye'nin bir şekilde bağımlılıkların devam etmesiyle ilgili zorunlulukların devam ettirildiği gözüküyor.

 

Yani bu açıdan bakıldığında özellikle bizim coğrafyamızda, Ortadoğu coğrafyasında ülkelerin ulusal denklemlerinin, ulusal savunma inisiyatiflerinin geliştirilmesi, birilerini fazlasıyla rahatsız ediyor ve bu anlamda engelleyebildikleri kadarıyla engellemeye çalıştıkları da bilinen bir gerçek. Yani bu bahsetmiş olduğumuz suikast veya şüpheli intiharlar bu ortaya çıkan engellemelerin sadece bir türü. O kadar çeşitli metotları var ki. Yani bunların içerisinde işte biraz önce bahsettiklerim dâhil olmak üzere işte bağımlılığın devamı için daha uygun fiyatlar verme, bir şekilde yani değişik rüşvettir, haraçtır bu tür yollara tevessül etmek gibi pek çok fotoğrafın şekillendiğini görüyoruz. Yani bunları çok farklı zamanlarda çok farklı şekillerde gördük."

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler