07 Aralık 2021 Salı Saat:
07:36

Hadislere Göre Hayat Nasıl Başlar?

04-01-2021 11:59


 

 

 

 

 

 

 

Canlı hayatı Ehl-i Beyt'in buyruklarına göre nasıl başlamıştır?

 

 

İmam Ali'nin (a.s) 91. hutbede buyruğu, Allah-u Teâla’nın dünyayı yaşama hazırlarken, dağların eteğinde küçük çukurlar açtığı ve onlara yağmur gönderdiği ile ilgili olduğu için, bu pozitif bilim adamları arasında konuşulan, volkanik dağların eteğinde, toz ve buhardan oluşmuş, yüksek sıcaklıktaki 10 ila 100 santimetrelik çukurları insana hatırlatıyor.

 

Bazı tezlere göre, bu çukurlara yağmur yağmış, ilk gen ve hücreler topraktaki ve yağmurdaki elementlerden meydana gelmiştir. Bu nazariye, tarih öncesi ilkel dünyanın durumu göz önünde bulundurulduğunda, bilimsel olarak hayatın okyanusların derinliğinde başlamış olmasından daha sağlamdır. Çünkü suyun derinliği fazla olduğunda, sodyum, potasyum, manganez ve fosfor ve çinko ve kükürt gibi elementler yeterli miktarda bir araya gelip hücrelerin ilk yapısını oluşturamaz. Ama oksijenin çok daha az olduğu ve yeni oluştuğu, yerin ısısının yüksek olduğu zamanlarda, o çukurlar derinlikleri az olduğu için, yeterli düzeyde genleri ve canlı hücreleri oluşturacak unsurları barındırmışlardır. Kükürttün yeterliliği sebebiyle, oluşan hücreler ultraviyole ışınımına karşı okyanusun derinliğindekinden daha iyi bu 10 ila 100 santimetre derinliğindeki çukurlarda korunmuşlardır. Üstelik Hz. Âdem’in (a.s) Kur'an'daki yaratılış aşamaları, volkan eriyiğinin geçirdiği değişimleri anımsatır. Eğer yeryüzü çok sıcak ise ve toprak eriyik bir halindeki sıvı gibi akıyorsa; işte bu toprağın çamur haline benzer. Toprağın yapısı kalsiyum, silisyum, demir ve alüminyum elementlerinin bileşimden meydana gelir. Bu maddeler ise 1500-2000 derece sıcaklıkta eriyik hali alırlar. Demek ki, o zamanlar yeryüzünün yüzeyindeki genel sıcaklık bu imiş. Veyahut da volkanların eriyiklerinin bu işte rolü olmuştur. Bir volkanın patlama sonrası meydana gelen eriyiklerde de böyle bir sıcaklık vardır.

 

Belki de Hz. Âdem’in cismi böyle eriyik haldeki bir topraktan yapılmıştır. Bu tarz bir düşünce Rahman suresinde geçen “tın tın öten ve pişmiş bir toprak” anlamına gelen “salsalin ke'l-fehhâr” tabirine uygun gözüküyor. Zaten bizi de böyle bir izah yapmaya yönelten bu iki tabirdir. Demek ki, 10 ila 100 santimlik çamurlu çukurlarda, yağmur yağınca, maddeler birbiri ile etkileşim geçirmiş, oradaki, sodyum, potasyum, çinko, fosfor, manganez gibi maddeler, bir araya gelerek etkileşim gösterip Hz. Âdem’in ilk hücresi ve nitrojenini oluşturmuştur. Sonra ise, Hz. Âdem’in bedeni, anne karnındaki ceninin gelişmesi gibi, aşamalı olarak beden hâlini almış ve gelişmiştir. Bu açıklamalar, İmam Cafer-i Sadık’tan (a.s) nakledilen, insan ve hayvanlardaki nütfenin gökyüzünden inen sudan kaynaklandığını söyleyen rivayete¹ ve böyle tefsir edilen Bakara suresinin 164. âyetine² uygundur. Demek ki, canlıların farklılığını ortaya çıkaran etkenlerden birisi de, yağmurun üzerlerine yağdığı o çukurların derinliği olmuştur. İlginçtir ki, İmam Ali (a.s) ve İmam Sadık'ın (a.s) buyrukları, günümüz şartları dolayısıyla, o çukurlardaki suyun artık oksijenin çokluğu sebebiyle asitli olmasından, asla test edemeyeceğimiz ve farklı bir şey bunun yanında ispatlanırsa bile, bu ihtimalin hiç bir zaman ortadan kalkamayacağı bir senaryoyu bize tanıtmaktadır.³

 

 

 

  

 

 

 

 

Dipnot

 

1- İmam Sâdık (as) şöyle buyuruyor: “Nutfe, yani su gökten yere iner; otlara, meyvelere ve ağaçlara konar. İnsanlar ve hayvanlar bunları yediklerinde onların vücutlarında gezinmeye başlarlar.”

 

2- Kuşkusuz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün değişmesinde, insanlara fayda veren yüklerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökten indirerek onunla ölü haldeki toprağa can verdiği ve orada her çeşit canlının yetişmesini sağladığı yağmurda, rüzgârları ve gökle yer arasında emre hazır bekleyen bulutları evirip çevirip yönlendirmesinde aklını işleten bir topluluk için elbette nice deliller vardır.

 

3- Nitekim İmam Sadık'tan (a.s) İhticac'da gelen bir hadise göre, ölüler dirilince Allah yeryüzünü eski (oksijeni az ve volkanik) durumuna döndürdükten sonra yine onları diriltmek için yağmur yağdıracak ve insanların topraktan yeniden oluşacak olan bedenlerini ruhlarıyla bitiştirecektir.

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !