08 Aralık 2021 Çarşamba Saat:
17:25
14-11-2021
  

Resulullah'ın Beklenen Oğlu

O'nun doğumu mucizevî bir şekilde düşmanların avuçları arasında gerçekleşti...

Facebook da Paylaş


 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Üstat Cevad Muhaddisî

 

 

 

 

Cennet, senin yüzünün seyredildiği sabahtan başka bir şey değildir.


Bahar, senin mis kokulu nefesinden başka bir şey değildir.
 

 

Yıllardan beri doğacak bir çocuktan bahsedilmektedir. Onunla ilgili çok sözler söylenmekte ve nakledilmektedir.
 

Allah Resulü'nün (s.a.a) zamanından beri ve onun dilinden öyle birinden bahsediliyordu ki o kişi peygamberin neslinden olacak, dünyaya gelecek, dünyayı adalet ve gerçek hukukla yönetecektir.
 

Bu gaybî haber müminleri, hak yolunun izleyicilerini ve tarihin zulüm görmüş mazlum halklarını sevindirdi ve ümitvar kıldı. Onlara daha güzel ve aydınlık dolu bir geleceği müjdeliyordu. Buna karşılık zalimleri, batıl güç odaklarını ve zorbaları endişelendiriyordu.
 

Hz. Muhammed'in (s.a.a) hak vasileri olan Ehlibeyt İmamları da kendi zamanlarında her yerde onun gelişini müjdeliyor, onun özelliklerini anlatıyorlar, onu beklemenin ve bu süre içinde halkın görevlerinin ne olduğunu söylüyorlardı. Onun evrensel yeryüzü hâkimiyeti döneminden söz ediyorlardı.
 

Bu nurlu sözler hadis kitaplarının birçok bölümlerini oluşturuyordu. Dilden dile, gönüllerden gönüllere aktarılıyordu. Ravilerce kitaplara ve el yazmalarına kaydediliyordu. Kaynaklarda o, "Kaim-i Âl-i Muhammed" (Muhammed Ailesi'nin Kaimi) diye anılıyordu. (1)

 

Ancak o "Kaim" kim idi? Bu unvanı hangi İmam'a ait idi?
 

Zaman zaman bazı Ehlibeyt İmamları'ndan soruyorlardı: "Acaba "Kaim" siz misiniz? diye." Buyururlardı ki:
 

"Hepimiz kaimiz; ancak geleceği bildirilen kaim en son İmam ve Hüseyin İbn Ali'nin (a.s) neslinden dokuzuncu evlattır. Allah onun eliyle dünyayı ıslah edecek, bütün zalimleri yok edecek, dünyanın her yerine adaleti yerleştirecektir." (2)
 

Böyle olunca, Kaim'in sevenleri ve âşıklarının yanı sıra dünyaya gelir gelmez onu ortadan kaldırmak için pusuda bekleyen düşmanları da olacaktır. Aynen İsrailoğulları'nın kurtulması için Hz. Musa'nın (a.s.) geleceğinin müjdelenmesi, firavunî güçleri korkutması gibi. Onun ortaya çıkışını engellemek için firavun ne plânlar yapmadı ki? Nice erkek çocukları öldürdü. (3)

 

Ama Allah'ın tedbir ve plânı gerçekleşti, Firavun'un plânı bozuldu. Musa'nın (a.s.) annesinden doğması Allah tarafından gizlice gerçekleşti. Büyüdü, peygamber seçildi ve mazlum İsrailoğulları'nı kurtardı. Firavun ve ordusu başka zalimlere ibret olarak Nil nehrinde boğuldu.(4)
 

Abbasî Halifeleri Ehlibeyt İmamları'nı gözetim altında tutuyorlardı. Çünkü biliyorlardı ki o beklenen kişi Ehlibeyt İmamları'nın soyundandır. Özellikle İmam Hadi ve İmam Askerî (a.s.) zamanlarında kontrol ve gözetim daha fazla arttırıldı. Hem İmam Hadi (a.s), hem İmam Hasan Askeri'yi (a.s) Samerra'daki askerî bir bölgeye zorla yerleştirdiler ki halife ordusunun kontrolü altında bulunsunlar.
 

İmam Askerî (a.s.) askerlerin gözetimi altında tutulduğu için bu isimle tanınır oldu.
 

Allah istedi ki beklenen bu çocuğun doğumu da mucizevî bir şekilde düşmanların avuçları arasında gerçekleşsin.

Onun doğuşu, hayat coşkusu kazandırdı, ümit ruhunu aşıladı, zamanı yepyeni bir çehreye büründürdü.

 

Tatlı bir müjdeyle geldin / Gül kokusu göğü sardı.


Gamlı gönüllere müjden / Taze bir mutluluk saldı.

 

 

 

 

 

Kaynaklar

1- Örneğin; Kuleyni, el-Kâfi, c.1, s.397
2- Örneğin; Allame Meclisi, Biharu'l-Envar, c.36, s.226
3- Kasas Suresi, ayet; 4
4- Aynı sure, ayet; 40

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler