08 Mayıs 2021 Cumartesi Saat:
01:33

Yeni Ahit’te On İki İmam Müjdesi

28-04-2021 16:08


 

 

 

 

 

 

 

 

Yeni Ahit’te On İki İmam Müjdesi*[1]

 

 

"Mekke'deki on iki meyve." (Vahiy 22:1-2)

 

Kutsal kitabın İslam ile ilgili müjdesi sadece (Tekvin kitabındaki) 12 tane şehzade ile başlamakla kalmıyor, aynı zamanda, benzer ifadelerle bitiyor da: "Mekke'deki hayat suyunun içindeki hayat ağacının on iki meyvesi."

 

Yuhanna Vahyi'nin 22'inci bölümü, bizim İslam'ın hakkaniyeti ile ilgili bilmemiz gereken bütün konuları içermektedir. Bütün Hristiyanlar için araştırıp doğruyu bulmak adına bir belge konumundadır. İslam bu bölümde verilen müjdedir. Hatırlatırım ki, Vahiy kitabının yazarı Aziz Yuhanna, Yahudi asıllı idi ve anadili Aramice idi. Bazı Hristiyan bilginleri de, Vahiy kitabının Hristiyan inancıyla değişime uğramış İbranice bir metin olduğunu doğruluyorlar. Bunun için, kitabın Arami ve İbrani versiyonuna bakmalıyız. Aksi takdirde, aşağıda da görüldüğü gibi tercümelerin fazla bir sunduğu yoktur.

 

1 "Melek bana Tanrı'nın ve Kuzu'nun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi. 2 Kentin anayolunun ortasında akan ırmağın iki yanında on iki çeşit meyve üreten ve her ay meyvesini veren yaşam ağacı bulunuyordu. Ağacın yaprakları uluslara şifa vermek içindir."

 

Neden bütün bu ayetlerde tüm bölümün hakkında haykırdığı gerçeği göremiyoruz?:

 

"Allah ve Mekke'deki yaşam ağacının on iki meyvesi?"

 

Resim 1.1-1.2, en güvenilir Hristiyan kaynaklarından olan "Dukhrana kutsal kitap araştırma merkezi, Uppsala üniversitesi dilbilim ve felsefe bölümü"nden alınmıştır.

 

                   Resim 1.1

 

                   Resim 1.2

  

 

Birinci ve ikinci ayeti Aramice (Peshitta versiyonu), İbranice, Arapça ve Latince yazılışlarıyla listelemektedir.

 

Karelenmiş kelimeler tercümelerde eksik olan kelimelerdir: "MekkaweMekka" her iki tarafta olarak ve "alaha" Tanrı olarak  çevirilmiştir.

 

İbranice öğrenmiş her şahıs, kuşkusuz, MekkaweMekka ifadesinin Arabistan'daki Mekke şehrine, İslam peygamberinin şehrine işaret ettiğini bilecektir.

Mekka kelimesinin tekrarlanması, önemini vurgulamak içindir: "Mekke ve "sadece" Mekke".

 

On iki ayda on iki meyve "Bütün zamanlar için (toplam) on iki imam" demektir.

Yeniden okuyalım:

 

1 "Melek bana Allah'ın ve Kuzu'nun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi. 2 Mekke'nin ve (sadece) Mekke'nin anayolunun ortasında akan ırmağın içinde on iki çeşit meyve üreten ve her ay meyvesini veren yaşam ağacı bulunuyordu. Ağacın yaprakları uluslara şifa vermek içindir."

 

"uluslara şifa vermek içindir." ifadesi evrensel bir mesaja işaret eder. Yani ırk, ten rengi, dil ve köken onun şifa verici unsuruna engel olamaz.

 

"Mekke'deki on iki çeşit meyve" sadece on iki imamla gerçekleşen bir kehanet olabilir. Buna ek olarak, kuzu kurban sembolü olarak Peygamber Efendimizin (s.a.a) sevgili torunu İmam Hüseyin'e (a.s) işaret eder.

 

Diğer ayetler 22'inci babı tamamlayıcı ayetlerdir.

Vahiy 22:8-9

 

"Bunları işiten ve gören ben Yuhanna'yım. İşitip gördüğümde bunları bana gösteren meleğe tapmak için ayaklarına kapandım. 9 Ama o bana, “Sakın yapma!” dedi, “Ben senin,  peygamber  kardeşlerin ve bu kitabın sözlerine uyanlar gibi bir Tanrı'nın kuluyum. Tanrı'ya tap!"

 

Aramice'de Tanrı için verilen kelime "alaha" kelimesidir. (Arapça'daki "Allah" kelimesi gibi)

 

                  Resim 2

 

Kutsal kitap yorumcuları bu ayetteki Tevhid vurgusunu yalanlayamamışlardır. Anlıyoruz ki, Allah dışında kimse kulluk edilmeye layık değildir. Hatta Yuhanna'ya bu vahyi getiren melek bile olsa.

 

Unutmayalım ki, bu melek Yeni Ahidin çoğusunda Kutsal Ruh olarak adlandırılmıştır. Günümüzde de, Hristiyan liderleri havarilere her hakikatin kutsal ruh tarafından vahyedildiğini söylerler. O hâlde kutsal ruh bunu yasakladığı hâlde, nasıl Kutsal ruha tapılabilir?

Vahiy 19:10'da benzer ifadeler vardır:

 

"Ona tapınmak üzere ayaklarına kapandım. Ama o, “Sakın yapma!” dedi. “Ben de senin ve İsa'ya tanıklığını sürdüren kardeşlerin gibi bir Tanrı kuluyum. Tanrı'ya tap! Çünkü İsa'ya tanıklık eden, peygamberlik ruhunun özüdür.”

 

Bu ayet aynı zamanda, tercümeler çarpıtıyorsa bile, Hz. Îsa'nın (a.s) peygamberliğini vurguluyor.

 

Vahiy 22:10 bu peygamberlik yazıtını mühürlemekten sakındırmaktadır.

 

Vahit 22:10

"Sonra bana, “Bu kitabın peygamberlik sözlerini mühürleme” dedi, “Çünkü beklenen zaman yakındır."

 

Bu haber gelecekte başka bir vahiy gelmesini haber vermektedir. Hristiyanlık, bu ayete zıt olarak, yeni Ahidin son Ahit olduğunu ve artık vahiy gelmeyeceğini söylerler.

 

                  Resim 3

  

 

14. Ayet, bu şehre girmenin bereket sağladığını ifade ediyor ve Allah'a tapanların o şehre gireceğini söylüyor. İstisnasız olarak, bütün İngilizce mütercimleri, belli bir şehir olduğuna işaret eden "the" takısını "city", yani şehir için kullanmışlardır. Ancak ayetlerin ilgili tercümelerine baktığımızda, şehrin adının anıldığını göremiyoruz. Ancak Aramice Peshitta versiyonuna bakınca, 2. ayette Mekke isminin anıldığını görüyoruz.

 

"Bu emirlere uyan, böylelikle yaşam ağacından yemeye hak kazanarak kapılardan geçip kente girenlere ne mutlu!"

 

"Onun emirlerine uyan" ifadesi şifaya ulaşmak için olan kriteri belirlemektedir. O kriter, sadece Allah'a tapmak, peygamberlere ve (Hristiyanlara göre) havarilere vahyi getiren melek dahil, Allah'tan başka kimseye tapmamaktır. Bu bize Hz. İsa'nın (a.s) Yeni Ahidin bir çok yerinde sadece Tanrı'ya tapıp onu sevmeyi emrettiği yerleri hatırlatıyor (Luka 4:8, Markus 12:29, Matta 22:37), Yine Hz. Îsâ kendi Tanrı'sının herkesin Tanrı'sıyla aynı olduğunu söylemektedir:

 

Yuhanna İncili 20:17

 

"İsa, “Bana dokunma!” dedi. “Çünkü daha Baba'nın yanına çıkmadım. Kardeşlerime git ve onlara söyle, benim Babam'ın ve sizin Babanız'ın, benim Tanrım'ın ve sizin Tanrınız'ın yanına çıkıyorum.”

 

*Vahiy 22'nin problemi*

 

Vahiy kitabının 22. Babı, Yuhanna ile melek arasındaki diyalogdur. Bu diyalog sadece 11. Ayete kadardır. 12. Ayette birden Allah kendisi konuşmaktadır ve 16. Ayette birden Hz. Îsa konuşmakta, 17-21 ayetlerinde ise kimin konuştuğu belirsizdir. Bu sonradan kurtarmak için metinde yapılmış bir değişikliği göstermektedir:

 

12 “İşte tez geliyorum! Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim. 13 Alfa ve Omega, birinci ve sonuncu, başlangıç ve son Ben'im.

 

14 “emirlere uyan, böylelikle yaşam ağacından yemeye hak kazanarak kapılardan geçip kente girenlere ne mutlu! 15 Köpekler [a], büyücüler, fuhuş yapanlar, adam öldürenler, putperestler, yalanı sevip hile yapanların hepsi (kentten) dışarıda kalacaklar.

 

16 “Ben İsa, kiliselerle ilgili bu tanıklığı sizlere iletsin diye meleğimi gönderdim. Davut'un kökü ve soyu Ben'im, parlak sabah yıldızı Ben'im.”

 

17 Ruh ve Gelin[b], “Gel!” diyorlar. İşiten, “Gel!” desin. Susayan gelsin. Dileyen, yaşam suyundan karşılıksız alsın.

 

18 Bu kitaptaki peygamberlik sözlerini duyan herkesi uyarıyorum! Her kim bu sözlere bir şey katarsa, Allah da bu kitapta yazılı belaları ona katacaktır. 19 Her kim bu peygamberlik kitabının sözlerinden bir şey çıkarırsa, Allah da bu kitapta yazılı yaşam ağacından ve kutsal kentten ona düşen payı çıkaracaktır.

 

20 Bunlara tanıklık eden, “Evet, tez geliyorum!” diyor. Amin! Gel, ey efendi İsa!

 

21 Efendi Îsa'nın lütfu Tanrı'nın halkı ile birlikte olsun, Amin"

 

22. Babın 18. Ayeti, bu yazıta bir şeyler ekleyen kimseye Allah'ın belâlar ekleyeceğini söylemektedir. Tarih dünyada, özellikle de Avrupada çeşitli epidemilere tanıklık etmektedir. Acaba bu yazıtı tahrif etmekten kaynaklanabilir mi? Bir cevabım bulunmuyor..

 

Yuhanna Vahyi 22:18

 

"Bu kitaptaki peygamberlik sözlerini duyan herkesi uyarıyorum! Her kim bu sözlere bir şey katarsa, Allah da bu kitapta yazılı belaları ona katacaktır. 19 Her kim bu peygamberlik kitabının sözlerinden bir şey çıkarırsa, Allah da bu kitapta yazılı yaşam ağacından ve kutsal kentten ona düşen payı çıkaracaktır."

 

Bütün bölümün anahtar ve anlam verici kelimesi olan Mekke ismini 1. Ayetin Yunanca nüshalarında görmememiz şaşılacak şey değildir.

 

Yunanca versiyona tabi olan diğer bütün tercümeler, Mekke ismine değinmemektedir.

 

 

 

Not: Üstad İsmail Himmeti'nin "gerçeğin ruhu: kutsal kitap Kur'an'ın müjdecisi" (Spirit of Truth: Bible The Herald of Quran) kitabından alıntıdır

_____________

 

Peshitta: Süryani kilisesinin Milattan sonra 3. Asırdan beri kabul gören kutsal kitabın Süryanice versiyonu

Peshitta'da "onun emirlerine uyan" geçmekte, bu ifade "kaftanlarını yıkayan" olarak yanlış çevirmişlerdir.

Çev.: Ayetlerin orijinalinde Peygamber Efendimizin (s.a.a) İncildeki isimleri olan Ehmeth ve Aman (Ahmed ve Emin) da orijinalde mevcut olması, bu ayetlerdeki maksadın on iki imam olduğunu desteklemektedir.

(Vahiy 22:6:

6 Melek bana, “Bunlar Emin ve Ahmed (olanın) sözleridir” dedi. “Peygamberlerin ruhlarının Allah'ı olan Rab, yakın zamanda olması gereken olayları kullarına göstermek için meleğini gönderdi.”)

[1] MekkaweMekka ifadesinin "Mekke ve sadece Mekke" şeklinde vurgu ifadesi olduğunu belirttik.

[A] Köpek, burda düşük karakterli insan demektir.

[B] Gelin ifadesi burda inançlılar topluluğu için kullanılan bir ifadedir.

 

Çevirmen Notu: Orjinalde İbranice metin olan Vahiy kitabına Hrıstiyan yazarlarca yapılan eklemeler hakkında..

 

https://jamestabor.com/can-a-pre-christian-version-of-the-book-of-revelation-be-recovered/

 

 


[1] Bu makalemizde tercümesi çarpıtılan, hakikatte on iki imam müjdesini veren ve onlara itaati emreden kutsal kitap ayetlerinden birine değineceğiz. Bu konuda kendi yazısından alıntı yaptığımız Kanada'da oturan eski İbranice ve eski Yunanca uzmanı değerli üstad sayın İsmail Himmetî'nin araştırmalarına ulaşmak isteyen kimseler, üstadın Farsça Telegram kanalı olan @christianityandbible linkli Kânâl-i Tehassusi-yi Mesîhiyyet Şinâsî kanalına ulaşabilir ve İngilizce bilenler "Spirit of Truth: Bible the Herald of Quran" kitabına müracaat edebilirler.

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • Ali Rıza Akbulut   29-04-2021 15:22

    Dediğiniz konunun muhataba göre hitap olması pekâlâ mümkündür Ekber kardeşim. Çünkü Mezmur kitabında da Mekke hakkında bazen Mekkâ, bazen Bekâ tabirlerini içeren çeşitli ayetler ve verilen müjdeler vardır. Yani insanlık için kurulan ilk ev Bekke'dedir dendiğinde Mezmur kitabını bilen Ehl-i Kitap maksadın hangi şehir olduğundan haberdardı ve bunun Mekke'nin bir ismi olduğunu biliyorlardı.

  • Ekber Haşimi   29-04-2021 14:48

    Bekke kelimesi özellikle Al-i İmran suresinde kullanılmıştır. Çünkü Bakara ve Al-i İmran sureleri özellikle Hıristiyan ve Yahudilere hitapları içermektedir. Ama diğer surelerde Mekke diye tabir olunur. Buradan Kur'an'ın muhataba göre hitap tekniğini görüyoruz..

  • Ali Rıza Akbulut   29-04-2021 12:05

    Bu hiç de şaşırtıcı bir durum değil kardeşim, çünkü Araplar İslam'dan önce de Mekke'ye Mekke diyorlardı. Mekke olarak anılması eski Ahid'in de İbranice'sinde mevcut (mim Meka et-Mahmad olarak:) Ezekiel kitabında da mevcut: Ademoğlu! Bir göz kırpımıyla Muhammed'i (s.a.a) Mekke'den getirmek üzereyim. O hâlde ağıt yakma, ağlama ve yaş dökme.. Ezekiel kitabı 24:16 Ayetteki loqeakh kelimesinin bir manası getirmektir, Mim meka et-Mahmad "Mekkeden Muhammed'i (s.a.a) getirmek demektir.

  • Samet    29-04-2021 11:08

    إِنَّ أَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذِي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِّلْعَالَمِينَ Yukarıdaki ayette de görüldüğü üzere Kur'an'da dahi Mekke 'Bekke' olarak anılırken yüzyıllar öncesine ait bir eserde Mekke diye geçmesi garip.