21 Eylül 2021 Salı Saat:
08:38
06-09-2021
  

Ziyaret nedir? Ziyaretçi kimdir?

Ziyaret, zahiri ve batini bir hicrettir; aşk ateşiyle yanıp tutuşan kalbi avuçlarına alarak yolları kat etmektir.

Facebook da Paylaş
 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

Mübarek Ehl-i Beyt mezarlarını ziyaret şevkten kaynaklanan görüşme ve görüşme şevkidir; ziyaretçi Ehlibeyt ile görüşmeye sabırsızlanan kimsedir.
 
Ziyaret, Ehlibeyt'in muhabbet çeşmesinde gönlü yıkamak ve onların dostluk rüzgarının kalbte esmesidir. 
 
Ziyaret bilincin nişanesidir ve daha fazla bilinç kazanmak için atılan adımdır.
 
Ziyaret nefsi temizlemek ve ruhu arındırmada bir vesiledir. Nefsi muhasebe etmek için uygun ortamdır.
Ehlibeyt imamlarının mezarını ziyaret etmek sağlam tevhid kalesinde yer almak ve ilahi azaptan kurtulmaktır.
 
İmam Rıza (a.s) Resulullah'dan naklen buyurmuştur ki: "Lailahe illdlah kelimesi benim kalemdir; kim kaleme girerse azabımdan kurtulur; elbette şartlarıyla ben de o şartlardanım." (Uyun-u Ahbar-ir Rıza C.2 s.134)
 
Ziyaret, risalet ücretini ödemektir; çünkü ziyaret Ehlibeyt'e olan sevginin ifadesidir. "De ki:ben buna (risaletime) karşı Ehl-i Beyte sevgi dışında sizden hiç bir ücret istemiyorum. "  (Şura/23)
 
Ziyaret, masum imamla yeniden bi'at etmek, ona bağlı olduğunu bildirmek, batıl olan her şeyden uzak durmayı açığa vurmak, hak cephesinde yer almak ve safını belirlemektir. çünkü ziyaretçi, ziyaret ettiği imama dost olanla dost ve ona düşman olanla, babası, kardeşi ve evladı dahi olsa düşman olcağına dair ahdetmedir.
 
"Ben, sizinle (Ehlibeyt'le) barış halinde olanla barış halindeyim ve sizinle savaşanla savaşmaktayım." (Ziyaret-i Aşura)
 
Ziyaret, ahdine vefa etmektir. çünkü imamın, kendi dost ve takipçilerinin üzerinde ahdi (ve hakkı) vardır.
 
Sekizinci İmam (İmam Rıza) şöyle buyurmuştur: "Her imamın, dostlarının üzerinde bir ahdi (hakkı) vardır; onların kabirlerini ziyaret etmek, o ahde tamamen sadık kalmak ve haklarını iyi bir şekilde yerine getirmektir." (Bihar c.100 s. 116)
 
Ziyaret, nur kaynağından daima nur almak ve ilahi feyzin vasıtası olandan feyz taleb etmektir, "Eğer Allah'ın hücceti olmasaydı yer kendi ehlini içine alırdı."
 
Ziyaret, fakir ve aciz insanın, gaybî hâzineyle ilişkisi olan kerim ve cömert bir kimsenin türbesinde feyiz ve marifet kazanmasıdır. Günahkâr ve pişman olan insanın, Allah katında haysiyet ve değeri olan kutlu zata tevessül edip, onu Allah katında şefaatçi kılmasıdır.
 
Ziyaret, zahiri ve batini bir hicrettir; kalbi aşk ateşiyle tutuşup yanan başını koltuğa alarak toprak yolları kat edip bütün kötülük ve günahlardan iyilik ve itaata doğru hicret eden bir kimsenin bütün ilahi değerlerin simgesi olan sevgilisinin mezarına doğru gelmesidir.
 
Ziyaret, Ehlibeyt'in yüce makamlarının bilincini taşımak ve Ehlibeyt'le beraber, onların yanında ve safında yer almaktır; zira: "Onlardan (Ehlibeyt'ten) öne geçmek isteyen dinden çıkar, onlardan geri kalan helak olur, onlarla beraber olan ise onlara kavuşur." (Şaban ayı dualarından)
 
Ziyaret, çalkantı halinde olan okyanusundan kurtuluş gemisine binmek ve karanlıklarda hidayet ışığına sarılmaktır: "Ehlibet'im Nuh'un gemisine benzer; ona binen kurtıdur, onu terkeden ise gark olur."
 
Ziyaret, sırat-ı müstakimi kat etmek için güç almak ve upuzun bir yolculuk için azık toplamaktır.
 
Ziyaret, gafleti yokedici zikirdir cehaleti giderici tezekkürdür ve yine ilahi emanetin yükünü yüklenmedeki ağır sorumluluğu hatırlamaktır ve Ehlibeyt'in onca yiğitlik ve mücadelelerini, mazlumiyet ve şehadetlerini hatırlayarak onlardan ders ve ibret almaktır.
 
Ziyaret, yolculuk zorluğunu ve cismin zahmete düşmesini gerektirmesine rağmen ruhu ferahlandırmak, ilahi şiarları yüceltmek ve gönüllerin takvasının nişanesidir: "Kim Allah'ın şiarlarım yüceltirse, şüphesiz hu, kalplerin takvasındandır. " (Hac/32)
 
Ziyaret, Allah'ın salih kullarının kadrini bilmek ve onların varlıklarının nimetlerinden dolayı Allah'a şükretmektir.
 
Ziyaret, ilahi bir örneği sürekli kalpte yaşatmak ve o örneğe uymaktır.
 
Ziyaret, sultanların zalimane siyasetlerine bir nevi itiraz etmek, zulme karşı çıkmak ve zulme karşı ayaklanmadır; tağutu nefyetmek ve hak öndere ve Allah'ın ipine sımsıkı sarılmaktır.
 
Bunların hepsi ziyarettir ve ziyaret sadece bunlarla smırlanmamaktadır; ziyaretçi de ârif bir mü'min, tövbe eden bir Ehlibeyt dostu, sahnede hazır olan bir müslüman, zakir olan bir fedakâr, savaş eri olan bir mücahid, takvalı bir muvahhid, ve tağutlara başkaldıran bir kıyamadır. Velayet ve imamet aşığı olan, canını ve malını tehlikeye atarak evini - barkını, şehir ve diyarını terkedip yolculuk zahmetine katlanarak, iştiyaklı bir kalp ve ümitli bir halle gelip imamının huzurunda hazır olmaktır.
 
O'ndan basiret ve marifet alarak tevhidin doğru yolunda hareket etmek, Kitap ve İtret'e sarılarak insani kemal ve Allah'a yakınlık olan nihaî amaç ve hedefe ulaşmak için yol kateden kimsedir.
 
Eğer tarih boyunca daima zalim hükümdarların ziyaret ve ziyaretçiden korktuklarını, Mütevekkil ve diğer zalim tağullarm defalarca Hz. Hüseyin'in kutsal mezarını sular altında kaybetmeye çalıştığını ve ziyaretçilerinin el ve ayaklarının kesilip katledildiklerini duyuyorsak,
 
Eğer tarihte Tuğrul'un veziri olan Mensur b. Muhammed-i Kondorî'nin halkın İmam Rıza'nın (a.s) mutahhar mezarının ziyaret etmesine engel olduğunu ve Imam'ın ziyaretçilerine zulüm ettiğini görüyorsak,
 
Eğer sömürgeci Ingiltere hakanlığı kendi casuslarına, bir çok hilelerle müminlerin imamların mezarlarını ziyaret etmesine engel olmalarını ve gerçeği olmayan temelsiz iftiralar yayarak din büyüklerinin mezar ve ziyaretgâhlarının tarihi senetlerinde şüphe yaratmayı tavsiye ediyorsa,
 
Eğer Hz. Rıza'nın (a.s) türbesinde büyük şeytan Amerika'nın emriyle yüzlerce muvahhid ve pâk insanların kanlarına boyanarak çoğunun şehid edildiğini görüyorsak bunların hepsi tağut ve küfür önderlerinin ziyaret ve ziyaretçilerden korktukları içindir: 
 
"Kafirler, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile." (Saf/8)
 
 
 
 
 
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler